Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
Şüphesiz evlilik,hayatımızdaki en önemli insan ilişkilerinden biridir ancak hiçbir insan ilişkisi sizin tüm ihtiyaçlarınızı karşılamaz. İnşallah eşiniz size büyük bir huzur ve rahatlama getirecektir ancak bu noktada tüm ihtiyaçlarınızın karşılanması için yalnızca bir kişiye güvenmenin;karşılanmayan beklentilere,hayal kırıklıklarına ve ilişkinin kendisinde muhtemel gerginliklere yol açabileceğini kabul etmek çok önemlidir. ****** İnsanların, tek bir bireyin kapsamını aşan çeşitli ihtiyaç ve istekleri vardır. Duygusal, toplumsal, entelektüel, ruhsal yönlerimiz vardır ve bunların hepsinin beslenip tatmin edilmesi gereklidir. Aile, arkadaşlar ve daha büyük ölçekte toplumla ilişkiler geliştirerek kendimizi çeşitli deneyimlere, bakış açılarına ve mutluluk kaynaklarına açmış oluruz. Ayrıca evlilikle birlikte diğer ilişkileri beslemek,iyi bir şekilde dengelenmiş bir destek sistemi oluşturmaya yardımcı olur. Zor zamanlarda birden fazla teselli, rehberlik ve tavsiye kaynağına sahip olmak faydalı olabilir. Kurduğumuz her bir ilişki tipi kendi güçlü yönlerini hayatımıza getirir. Dolayısıyla işimize bu şekilde paralel bağlantılar kurarak duygusal sağlığımızın sadece bir kişiye bağlı olmamasını sağlayabilirsiniz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sürecin en başından itibaren beklentilerinizi gerçekçi bir seviyede kontrol etmek önemlidir. Bu nedenle küçük-günlük meselelerin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin evinde bile tamamen gündem dışı olmadığını hatırlamalısınız. Hayatın gerçeği budur. Bu kitap, evlilikte çiftler arası uyumu sağlayacak genel ilkeleri ele almayı ve evlilik bağını yok etmekle tehdit eden en ciddi sorunlara karşı korunmayı amaçlamaktadır. Hayatımız hiçbir zaman mükemmel olmayacak ve dolayısıyla insan ilişkileri de her zaman eksiklikler barındıracaktır. Bu yüzden hayatta küçük ve önemsiz sıkıntıları görmezden gelmeli ve büyük resmi korumak için sabırlı olmalıyız.
Temelde,hayatımız basit ifadeyle kozmik bir yolculuktur ve evlilik de bu yolculuğu kolaylaştırmanın anahtarıdır. Ta ki eşimizle nihai hedefimiz olan Allah'ın rızasına ulaşana kadar.
EVLİLİK VE DEĞİŞİM
Çözülmemiş iç çatışmalarımız,esiri olduğumuz korkularımız, koşullanmalarla oluşan ego savunma mekanizmalarımızla yapacağımız eş seçimleri, daha doğrusu aşık olduğumuz kişi, değil hayalimizi gerçekleştirmek, kabuk bağlayan yaramızı kanatmaktan öteye gidemez. Genç kız evlilik hayallerini beyaz atlı prenslinin 'onu mutlu etmesi' üzerine bina eder, karşı tarafın da benzer hayalleri olduğunu bilmeden...Her iki taraf da evlendiğinde,aşkın çekim gücüyle renklenen hayallerinin gerçeğe dönüşmesini bekler. Bu durumda kabuğun altı iyileştirilmezse,kabuğu kaldıran sürekli suçlanır. Hatta istenir ki,kabuğun altını da o tamir etsin. Oysa içteki yarayı dıştan tamir etmek mümkün değildir!Yarasının sarılmadığını gören kadın,ilave yaralar açarak, yarasını büyüterek amacına, hayallerine ulaşmaya çalışırken, boş bir hayal peşinde koşarak kendine zarar verdiğinin farkında değildir. Cinsel dürtülerle ateşlenen aşk,kişinin kendi benlik sınırlarında açtığı kapıdan,'sevdiğiyle' kaynaşmasına izin verir. Temelde insanın ihtiyacı olan sınırlarını aşma, gücünü, özgürlüğünü, varlığını hissetmek ihtiyacı,aşık olunduğunda geçici olarak hissedilir. Aşkı deneyimleyenler bilir,aşık olduğunuzda enerjiniz artar, daha az uyur,daha çok güler, daha az sinirlenirsiniz. Endişeleriniz, korkularınız birden yok olur. Aşık olunanla benliğin birleşmesi, birbirlerine akarak bir olmanın etkisini 'iki bir' yan yana gelerek 'onbire' çıkarır. Benliğin genişleme arzusuyla 'aşkını' bilinçaltı bulur. Tekâmül üzere yaratılmış insanın yükselme arzusundan,bilinçaltı koşullanmalardan, çatışmalardan,tuzaklardan kurtulmasını gerektirir. Bilinçli akılla senkronize olmayan,latif duygulara, sevgiye ulaşmayı engelleyen sıkışmış enerjiler aşk sahnesinde çözüm aradığında aşkın gözü 'kör' olur. Örneğin, herkesin yardımına koşan,
Oku emriyle muhatap olan insanın öncelikle kendini okuması önem arz eder. İnsanın potansiyellerini açığa çıkaran, ona kendini öğreten, kendisine sunulan nimetleri, ihsanları fark ettiren, şükrettiren tek eylem okumaktır. Tüm bunlar insana, dünya yolculuğundaki gemisinin kaptanı olabilmesi için gereklidir. Yoksa gemide onun bunun emrinde çalışan mürettebattan öteye gidemez. İşte bu sebeple kadın kendini okumalıdır. Ve kendi okumaları içinde öncelik Kur'an-ı Kerim'de 114 kez tekrarlanan Bismillahirrahmanirrahim'deki 'Er-Rahman' ve 'Er-Rahim' esmalarının bedenindeki tecellilerini anlamak olmalıdır. Mesela hamile kalmış ve kendisinin hiçbir müdahalesi olmadan iki hücrenin rahminde hayat bulmasındaki 'iradeyi' fark etmiş bir kadının bedeni,doğum yolculuğunda özgür kalır. Hamilelik, kadın bedeninde 'El Hayy' esmasının da tecelli dönemidir. Hayy isminin tecellisi kadını ayrıcalıkla kılarken, bunun farkındalığında olan kadın huzurlu bir hamilelik geçirir. 'Ol' emriyle bedeninde olanları gören kadının telaşları, endişeleri, kaygıları yerini sükunete, güvene, teslimiyetin getirdiği özgürlüğe bırakır. Özgürleşen bedeniyle kadın doğum yolculuğunu kabul eder, her anın mucizeliğine şükranınla şahitlik yapar. Okuyabilen kadın için her adet dönemi de ayrı bir şükür vesilesidi,menopoz korkulu rüyası olmaz,cinsel yaşamın sorunları değil lezzetleri, şükürleri olur. Yaşamı, yaşamın getirdiklerini okuyan kadının sorunları ise tekâmül yolculuğunun basamakları olur.