“ Bu coğrafyada yani Kafkasya’da Türkler kadar dürüst, temiz, namusuna onuruna düşkün insan yok. Tiflis’te sokağa çıktığımızda Kafkas Türkleri ne kadar Batılı bir giyim tarzı ile dolaşsalar da onları yürüyüşlerinden tanırız. Onlar, kalabalık bir yaya kaldırımında, gözlerini herkesin başının üstünden sonsuzluğa diker gururla yürürlerdi.”
Sona Nene, cebinden bir çay tabağı çıkardı kapının eşiğine koydu.” Haydi kızım bas kır bu tabağı. Bunun anlamı Seni kalbimle seviyorum. Eğer evliliğimiz boyunca senin kalbini kırarsam benim de kalbim böyle kırılsın, Sende benim kalbimi kırarsan seni de böyle kırarım” demektir..
“ Kızımı o gençle elele görünce nevrim döndü Rüstem emmi. Aynı zamanda çok korktum. İki çocuğumdan başka kimsem yok. Dün gece eve gidince gördüm ki oğlum da gelmiş. İki kardeş karşılıklı divanda konuşurken uyumuşlar. Saçlarını okşadım öptüm”