Bülent

Bülent
Mesaiye kalan güneşte, içimdeki deli adamı yazmak istiyorum..;)
“ Bu coğrafyada yani Kafkasya’da Türkler kadar dürüst, temiz, namusuna onuruna düşkün insan yok. Tiflis’te sokağa çıktığımızda Kafkas Türkleri ne kadar Batılı bir giyim tarzı ile dolaşsalar da onları yürüyüşlerinden tanırız. Onlar, kalabalık bir yaya kaldırımında, gözlerini herkesin başının üstünden sonsuzluğa diker gururla yürürlerdi.”
Sayfa 78·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sona Nene, cebinden bir çay tabağı çıkardı kapının eşiğine koydu.” Haydi kızım bas kır bu tabağı. Bunun anlamı Seni kalbimle seviyorum. Eğer evliliğimiz boyunca senin kalbini kırarsam benim de kalbim böyle kırılsın, Sende benim kalbimi kırarsan seni de böyle kırarım” demektir..
Sayfa 67 - dorlion·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
“ Kızımı o gençle elele görünce nevrim döndü Rüstem emmi. Aynı zamanda çok korktum. İki çocuğumdan başka kimsem yok. Dün gece eve gidince gördüm ki oğlum da gelmiş. İki kardeş karşılıklı divanda konuşurken uyumuşlar. Saçlarını okşadım öptüm”
Sayfa 53·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
“ Sinirlenmekte haklı olabilirsin ama gençlere de güvenmek, söylediklerini dinlemek gerek”
Sayfa 53·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
“ Bir yerim ağrımıyor oğul oyalandım işte. Aslını sorarsan yağmuru dökülmüş bulut gibiyim. Şu koca dünyada ne yaşayabildim ne ölebildim”
Sayfa 52 - Dorlion·Kitabı okudu