Selamm
Uzun süredir inceleme atmıyordum,hali hazırda bu kitabı yeni bitirmişken atmak istedim.
Bu serinin sonuna gelebildigim icin cidden mutluyum,çünkü ilk kitabının sonundan beri komple seri finalinin nasil olacağını merak ediyordum. Hem beklediğim gibi hem de biraz beklenmedik bir final olmuş bana gore.
Son kitap oldugu icin spoiler vermemeye çalışacağım.
Bu aralar ben de mi sıkıntı var bilmem ama,kimi zaman okuduğumu anlamakta zorlanır hale geldim. Bu okumada da bir tık bu durumu yaşadım,ama genele bakıldığında açıkçası gidisattan ve finalden memnun kaldım denebilir,ama tabi hoşuma fazla gitmeyen veya hikayeyle alakasız buldugum yerler de oldu. Sonunu bir yerden sonra tahmin ettiğimden dolayi pek şaşırmadım.(ki bence son kisim da biraz hizli gecilmisti.)
Yerli fantastik serilere başlangıcım gibi oldugundan ozel bir bağım var gibi bu seriyle:-) ama favorim midir? Pek sanmam. Yine de bolca fantastik unsur ve yolculuk hikayesi seviyorsanız oldukça hoşunuza gidebilecek bir hikayesi olduguna inanıyorum,yani tavsiyemdir.
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025289 okunma
-spoiler içerebilir-
Nereden baslasam bilemedim djdhxhxhx
Oncelikle,ilk iki kitaba göre daha cok sevdim sanirim bu kitabı. Her ne kadar icine girebilmek icin insanüstü çaba verdiğim nadir serilerden olsa da bir yerden sonra kendini merak ettiriyor. Son kitapta neler olavak göreceğiz bakalım.
Ozellikle Blue'nun babasına ve tabi ki Glendover gizemine dair yine birksc sey öğreniyoruz kitap boyunca,tabi her karakterin de özel hayatlarında uğraştıklari meseleler de var ayri ayrı.
Kişisel meseleler kısmına değinmişken,merak ettiğim bir sey var,yazar Noah'dan nefret ediyor olabilir mi acaba djxjxjxhx
Ana ekipten biri olarak tanıtılmasına rağmen serinin basindan beri hep cok geri plana atılmış bence kendisi. Bunda birazcık daha fazla okuyoruz bu karakteri onceki kitaplara nazaran,ama serinin yarisi boyunca öylesine süs niyetine konmuş gibi hissettirdiği gerçeğini değiştirmiyor bu. (Fav karakterim oldugu anlasilmistir galiba buradan snxbxbxb)
Blue ve Gansey in ilişkisi yine belirsiz bir sekilde ilerliyor,Adam ve Ronan da bir tik daha yakın olmaya başlıyorlar birbirlerine. Kisacasi yavas yavas iliskiler rayına oturmaya başlıyor,finalde ne olacaklar bilemiyorum artık.
Kisacasi serideki simdilik favori kitabım bu,her ne kadar çevirisini falan pek iyi bulmasamda merak edenler için zevkli bir okuma olur diye düşünüyorum. Zamaninda bu kadar popüler olduysa illa ki bir sebebi vardir sonucta. :-)
Sanirim Stephin King'in ilk kitaplarından birisiymiş bu roman. Konusu ise kisaca şöyle:
Totaliter bir rejimde,her sene 100 erkeğin katıldığı bir tür yarışma düzenleniyor. Yarışmacıların yapması gereken şey ise durmadan yürümek. Eğer belli bir hızın altina düşerlerse veya yürümeyi bırakırlarsa oldukları yerde eleniyorlar ve kalanlar yola devam ediyor,aralarından sadece bir kisi kalana kadar durum böyle devam ediyor. O kalan kisi de kazanan oluyor tabi,ve isteyebilecegi neredeyse hersey ödül olarak sunuluyor kazanana. Bu yarışmaya katılan gençlerden birisi ana karakterimiz olan Ray. Kitap boyunca yarışmanın gidişatını ve sonda kimin kazandığını okuyoruz.
Stephen King okumaya baslamak icin guzel bir kitap oldugunu düşünmüştüm,ve bence iyi bir başlama kitabı. Ama hem yazarın bazi garip olayları hem de genel olarak anlatım cok bana hitap etmediğinden baska eserlerini okumam gibi. Aslinda bu incelemeyi yazmamın en önemli sebebi bu kitabın film uyarlamasıni önermekti djsjxhxhxhx (kitapla ayni isimde,ben ingilzive izlemistim ama turkcesi de gelmis olabilir.) Açıkçası belki de ilk kez bir filmi kitabından daha guzel buldum. Kitaba dair bazi seyler değiştirilmiş,ama bence kötü olmamis bu değişikler. Ozellike de finali açısından. Kisacasi once filmini izlemenizi,beğenip ben kitaptaki farkları da görmek istiyorum derseniz okumanız daha iyi olur.
Uzun YürüyüşStephen King · Altın Kitaplar · 2025227 okunma
Öhöm,ilk kitaptan bile daha kötüydü,az para da vermedim simdi...diyeceklerim bu kadar hic konuya girismeyeyim. (Anlamadim zaten olanlari anlatmam mumkun degil o yuzden)
Bu yazardan okuduğum ilk kitapti. Cogu kisi gibi ben de kapağını cok beğendiğim için almıştım.
Konusuna gelirsek,Mina isminde bir kızımız var,kendisinin yaşadığı köyde uzun süredir türlü olumsuzluklar baş gösteriyor,lanetlendiklerini düşünen köy halkı da deniz tanrisini kizdirdiklarina inandıklarından her sene ona sunulacak bir gelin seçiyorlar aralarından.(tabi ustun ozellikleri olan kizlardan) Ve bu sene seçilen isim de,Mina'nın abisinin aşık oldugu kız. Haliyle tören sırasında bir takım olaylar oluyor ve Mina da kız yerine kendisini deniz tanrisina kurban ediyor. Sonra Tayflar alemi denilen mitolojik temelli bir yere düşmesiyle yasananlari okuyoruz.
Şimdii,öncelikle kitap guzeldi bana gore. Keşke daha fazla açıklansaydi dedigim cok yer oldu,en azindan bir 100 sayfa daha uzun olabilirdi. Bazı detaylar cok arkaplanda kalmisti mesela,yine bazi olaylar da cok hizli gecilmisti.
Sanırım kiraba yüksek puan vermemin asıl sebebi atmosferi ve karakter tasarımları. Ruhların kaçışı filmini bilirsiniz sanırım,gerçekten de o filmle benzer bir hava veriyor ortam olarak.
Mina ve Shin in ilişkisi guzeldi,klasikti biraz ama iyiydi hani. Mina ya eşlik eden tayfanın hikayesi de duygusaldı,onu inkar edemem kesinlikle. Ama favori kismim kesinlikle Shin ve diger iki yan karakterinizin o üçlü grubu. Bence guzel bir ekipti yani,her ne kadar icinde anlaşmazlıklar olsa da :-) Namgi kesinlikle en sevdiğim karakter oldu,keşke backstorysine dair daha net birseyler görebilseydik,cok yüksek potansiyeli bir karakterdi benim ickn.Kirin ve Shin ile olan bağı da samimiydi.
Kisacasi kitabı sevdim,ama eksik yönlerinin oldugunu bilerek okunmasını tavsiye ederim.(*^^*)