Entelektüel özgürlük maddiyata dayanır. Şiir de entelektüel özgürlüğe bağlıdır. Ve kadınlar, sadece iki yüz yıldan beri değil, oldum olası, ezelden beri yoksul olmuşlardır.
Ancak, hayalinizin saçının tek bir telini ya da renginin tek bir tonunu, elinde gümüş bir kupayla bekleyen bir okul müdürüne ya da kolunun altında bir not defteri tutan bir profesöre duyduğunuz saygıdan dolayı feda etmek, dünyanın en aşağılık ihanetidir.
Kadınların genellikle çok sakin olmaları beklenir ama hissetme konusunda onlar da erkeklerden farksızdır; onların da yeteneklerini çalıştırmaya ve çabalarını yönlendirebilecekleri bir alan edinmeye en az erkek kardeşleri kadar ihtiyaçları vardır. Onlar da kalıplaşmış yasaklardan ve mutlak durağanlıktan tıpkı erkekler gibi acı duyarlar. Daha ayrıcalıklı türdeşlerinin onların muhallebi yapıp, çorap onarmakla, ya da piyano çalıp nakışlı çantalar üretmekle yetinmeleri gerektiğini söylemesi ise, tam anlamıyla bir dar kafalılıktır.