Küçüklüğümden beri açık bir yaram, üzerinde hiçbir kontrolümün olmadığı açık bir kapım vardı, annem o kapıdan girip mutsuzluğunu bana bulaştırdı, tüm çocukların başına gelen bu, değil mi, tüm annelerin yaptığı bu, değil mi, benimki dahil? 
Kendi kendinle bile başa çıkamazken çocukla nasıl başa çıkacaksın? Çocuk yük oluveriyor, çocuk imkânsız bir zorluk oluveriyor, bir zamanlar olduğun çocuğu bile taşıyamazken bu yükü, bu çocuğu nasıl taşırsın, hepimizin içinde yaşayan o çocuk nasıl taşınır, özellikle de küçük yaşta yitirdiği annesini zar zor hatırlayan, bu yüzden de annesini içinde bir delik gibi taşıyan biri, hepimiz annelerimizi içimizde bir delik gibi taşırız, büyük ya da küçük, ölü ya da diri, işte bu yüzden yaşayabilmek için bu delikleri doldurmaya çalışırız ya da annelerimizi reddederiz ama o zaman da -becerebildiğimizi düşündüğümüzde- özgürleşme suçluluğuyla yaşamak zorunda kalırız.