Öyle Önemli Ki! Sen bir aksamüstü batiya bakan bir pencereyi ayna gibi kullanarak bir yandan tüm dikkatinle yüzündeki bir çili inceleyip bir yandan da saçini düzeltirken bu halinin nerdeyse ilkyaz kadar güzel oldugunu sana nasil söyleyecegim öyle önemli ki.
Öyle keskin bir isikla parliyor ki bu kentin ak duvarlari, karayalaz agaçlari öyle yüksek bir sesle hisirdiyor ki, ve sen öyle uzaktasin ki benden! Yarin seni yüz yildir bekliyor olacagim, öbür gün bin yildir ve ertesi gün ölü bir dilden çevirecegim bu yazdigimi.
Çiçek saticilari beni anlar sanirdim nerde karsilasirsak karsilasalim hangi ulustan olurlarsa olsunlar gizli bir dilde anlasiyoruz gibi gelirdi bana. Simdi görüyorum ki yanilmisim;Beni görür görmez, yalniz oldugum için, çeviriyorlar bakislarini. Bilmiyorlar mi ki, yalniz olana, cicek verecegi bir kimsesi olandan daha çok gerektigini çiçeklerin? - Baska bir nedenden degilse bile yalniz olanin yanindaki gölgeye bir agirlik versin diye çiçekler.
Ve kim bilir belki de bir zamanlar büyüklenerek Cehennem dedigim, aslinda Cehennem’le ilgili ciliz bir önseziydi. Böylesine sakaya gelmeyen, bu denli gerçek bir sey için bir sözcügü yanlis kullanmanin cezasi ne?