İşte evrenin tek ve yegane sabit nokta işareti karşında, demişti ona gülümseyerek ve boşluğun üzerinde, bir kablonun ucunda salınan Foucault Sarkacı’nı göstererek. Hiçbir şeyin kalıcı, hiçbir şeyin sonsuz olmadığı, hareket halindeki bir dünyada yaşıyoruz biz.Çevremizdeki her şey değişiyor, her şey öyle çabuk ilerliyor ki. Eğer bu kaosun ortasında kendi evreninin sabit noktasını bulabilirsen, onu asla bırakma. Çevrendeki her şeyi, tüm nirengi noktalarını, tüm barınaklarını be alışkanlıklarını yıktıklarında, değişim ve endişe zamanlarında sana o yardım edecektir.Ben onu annende buldum. O benim istikrarım, sebatım, kararlılığım. O, benim özel Foucault Sarka’cım.
Bu kadın onu hipnotize mi etmişti? Bir başkasının deliliğiyle işbirliği yapacağı aklının ucundan geçmezdi.Ama aklı devreden çıkaran bir güç tarafından sürüklenmişti.Yüreğinin en derinliklerinden çekip çıkardığı bir güç.Adına “delilik” dememek için “aşk” dedikleri bir güç.
Mafya terimi 1282’de Sicilyalıların Fransız işgalcilere karşı ayaklanmasından kaynaklanır ve onların toplaşma sloganının kısaltmasıdır “Morte ai francesi Italia anela” ( İtalya’ya göz diken Fransızlara ölüm)