Oturdum bahçede, serpilirken
üstüme büyük danlaları kışın,
olanaksız göründü
bana bütün bu hüznün,
bu çürümüş yalınlığın altında
hiç uyarılmadan
çalışıp durması köklerin.
Yine de kırık camlar
kirli alçı parçaları arasından
açtı açıyordu bir çiçek:
vazgeçmez tutkusundan
ilkbahar, küçük görülse bile.
Ama ne zaman çağırsam atılgan yanımı
çıkıp geliyor gene eski tembelliğim,
bilmiyorum asla kimim ben,
kaç kişiyim, kaç kişi olacağım.
Bir çana dokunup da
çağırabilseydim gerçek kendimi,
gerekliysem çünkü kendime
yok olmamalıyım ben