Hem belki de hayat, iki Hadis-i Nebevî’nin ışıklandırarak tanzim ettiği belirli sınırlar arasındadır. “Kuşlar bile kaderlerine göre uçarlar" diyen birincinin kader yolunu, “Sevdiklerinizle haşrolunacaksınız" diyen ikincinin huzur dolu büyük müjdesi itmam ediyor. Dünyevî Hayat’ın öncesi gibi, haşrolunmanın sonrası da bir şey. Hayat bu kadar uzun, yahut bu kadar kısadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilânından bu yana da, eski Osmanlı düşmanlığı propagandası Türklerin İslâmî yoldan ayrıldıkları, ibadethanelerini yıkıp tahrîp ettikleri, âdeta dinsiz, maddeci bir hayat yaşadıkları şekline inkılâp ile yine İngiliz ajanlarının mel’unane gayretleriyle Mısır sokaklarına ve kenar mahallelerine kadar intikal etmiştir. Hakikatin bu iddiaların dışında olduğunun izahı bize düşüyordu. Ne yazık ki biz bu mevzuda senelerdir ihmalkâr hareket ederek aleyhimizdeki menfî propagandayı kendi yayılma sahası içinde serbest bırakmak gafletinde bulunduk.