"Düşünsel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiirse düşünsel özgürlüğe bağlıdır. Ve kadınlar her zaman yoksuldu. Hem de yalnızca son iki yüzyıl için değil, tarihin başından beri yoksullar. Kadınlar, Atinalı kölelerin oğullarından bile daha az düşünsel özgürlüğe sahip olmuşlardır. O halde, kadınların zerre kadar şiir yazma şansı olmamıştır. İşte bu nedenle paranın ve insanın kendine ait bir odasının olmasının önemini bu kadar vurguladım."
"Şayet kadınlar erkekler gibi yazsaydı ya da onlar gibi yaşasaydı veya onlara benzeseydi, dünyanın büyüklüğünü ve çeşitliliğini düşününce iki cinsiyet bile hayli yetersizken sadece birisiyle bunca şeyin üstesinden nasıl gelebilirdik?Eğitimin benzerliklerinden ziyade farklılıkları ortaya çıkarıp güçlendirmesi gerekmez mi?"
"İyi bir annenin niteliklerini, bir kız evladın bağlılığını, bir kız kardeşin vefasını ya da bir temizlikçinin kabiliyetlerini ölçebileceğimiz, birer santimlik dilimlere güzelce bölünmüş bir mezuramız yoktur elimizde. Günümüzde bile üniversite eğitimi almış sayıca çok az kadın vardır. Ordu ve donanma,ticaret, siyaset ve diplomasi gibi önemli mesleklerin sınavlarına neredeyse hiç katılmamışlardır. Kadınlar hâlâ, bugün bile, bir sınıfa ait olmadan yaşar haldeler"
"Zorla evlendirilmiş, bir odaya kapatılıp yalnızca bir uğraşa mahkum edilmiş birini, bir oyun yazarı nasıl her yönüyle veya ilgi çekici ya da gerçekçi bir biçimde anlatabilirdi?"
"Edebiyatı da satın alamazlar ya, o herkese açıktır. Üniversitede görevli de olsanız beni çimenlikten çıkarmanıza izin vermeyi reddediyorum. Dilerseniz kilitleyin kütüphanelerinizi ancak zihnimin özgürlüğünü engelleyecek ne kapı ne kilit ne de bir sürgü vardır."