Bazen gerçekten nefes almakta zorlanıyorum. Saçma sapan insan gürültüleri, tripler, gereksiz sohbetler ve anlamsız yönelimler… Hepsi üst üste geliyor, uzayıp gidiyor. Sonra dönüp kendime bakıyorum ve soruyorum: “Sen nasılsın?? Mükemmel misin??” Hayır, değilim. Ama ben de böyle değilim. İnsanlar çoğu zaman kendi benliklerini bulamadıkları için içlerindeki olumsuzlukları, kendilerine söyleyemedikleri sözleri başkalarına yöneltiyor. Birinde eksik buldukları ya da iğneledikleri şeyler, aslında kendi içlerinde tamamlayamadıkları parçalar oluyor. Kendi benliğini oluşturamayan insan, bunu çevresine yansıtarak var olmaya çalışıyor. Hayatta kimseye acıyarak bakmam; “Acımak bize mi kaldı??” derim hep. Ama bazen gerçekten acıyorum. Çünkü yaptıkları şeyler… gülünç. Üç haftadır tam olarak böyle bir kitleyle muhatap oluyorum. Neyse ki bu hafta her şeyi halledip yoluma devam edeceğim. Hayata bir kez geliyorum ve birçok amacım var. Bunlardan biri de kendini iyileştiremeyen, kendi benliğini oluşturamayan insanlara mesafe koymak. Çünkü ne kadar çabalarsam çabalayayım değişmeyeceklerini biliyorum. Bu yüzden “tamam” deyip yoluma devam etmek en doğrusu. Ama bana zarar verildiği anda sınırlarımı net bir şekilde çizmekten de asla geri durmuyorum. Bu haftanın sonunda; rahatlamış, içindekileri dışa vurmuş, gerekli işlemleri tamamlamış ve mutlu biri olarak haftayı kapatmayı hedefliyorum. Kendime sonsuz sevgi ve saygıyla adım atıyorum. Herkesin aksine bunu yaparak kendimi geliştiriyorum. İyi akşamlar 1K…