“ Saygının ölçüsü, banka hesabınızın büyüklüğü. Para, sevgi ölçüsü olduğu için de biriktirdiğinizi kaybetme korkusuyla yaşıyorsunuz. Duygusal ilişkileriniz için de aynı şey geçerli. Bütün hayallerinizi maddi şeyler üzerine kuruyorsunuz: ev, araba, mal, mülk. Büyüklerinizin tecrübelerinden bir şeyler öğrenmeyi, çocuklarınıza güven aşılamayı, arkadaşlarınızla birbirinizi kıyas lamadan paylaşmayı bilmiyorsunuz! Bütün değerler sistemniz mal varlığınız üzerine kurulu. Karşılık beklemeden vermeyi bilmiyorsunuz. Daha da kötüsü, hayat şartlarlarınızla kişiliğinizi birbirine karıştırıyorsunuz ! Kendinizi ünvanını, oturduğunuz mahalle ile, sahip olduğunuz mallarla, kökeninizle, isminizle, işinizle , ilişkilerinizle bir tutuyor ve yalnız onlar aracılığıyla var oluyorsunuz. Kim kimsiniz siz olduğunuz gibi, sadece bir insan olarak sevebileceğini bilmiyorsunuz bile. Burada himalayalarda ise tam tersi … “