Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 1960’lı yıllarda yatan akıl hastalarının yazdığı şiirlerden bir tanesi ;
Zorba kız kaçırır
Kamarot Kurşun kaçırır
Karaborsacı döviz kaçırır
Zengin hanım kürk kaçırır
Ağa koyun kaçırır
Orman eşkıyası kütük kaçırır
Ve sonunda kaçırmak için bizlere
Elbette akıl kalır.
Dışarıdan renkli bir hayatı varmış gibi görünse de yaşamı çok sıradan geçen bütün hayatı boyunca diğer insanların istediği gibi yaşayan Veronika bu durumdan sıkılıp intihar girişiminde bulunur.
Başarısız intihar girişimi sonunda kendini akıl hastanesinde bulur. Çok kısa bir ömrü kaldığını öğrenir. İlk başlarda bu duruma sevinen Veronika akıl hastanesindeyken zamanla yaşama isteği canlanır.
Bu zamanda sadece Veronika'nın değil hastanedekilerinde yaşama isteği canlanıyor .
Önce ölümü tercih edip daha sonra yaşamayı tercih eden Veronika ve hastanedekilerin iç dünyalarına ve psikolojik düşüncelerine dalıyoruz. Ayrıca hikayenin sonunda da oldukça şaşırıyoruz .
Kepenk aralıklarından içeri dolan güneş, çevresindeki her şeyi parlatıyor, saldırganlaştırıyordu; gene aynı duygu , ölmek üzere olduğu duygusu kapladı içini. Her şey ne kadar tuhaf, yabancıydı; bu büroda ne işi vardı?
"Aslında sana inanmıyorum Tanrım, ama n'olur bana yardım et."