En çok bir savaşı kazandığın zaman kaybediyordun çünkü insan, son raddeye gelene kadar elini kana bulamıyordu. İnsan, yeterince kayıp vermeden bir savaş başlatmıyordu. Çünkü asıl kaybedecek bir şey kalmadığında savaş başlıyordu. Aslında kazanacak bir şey kalmıyordu, artık kaybedecek bir şeyin olmadığı için canını da ortaya koyup başlatıyordun o muharebeyi.
Neden insanlar bağırmadığınız sürece sizi duymuyordu? Oysa en büyük çığlık, sessizliğin rahatsız edici o burukluğuna gizlenmemiş miydi? Neden bunu görmek için illa dünyayı ateşe vermemiz gerekiyordu? Bir kibrit ateşinin aydınlığı neden yetmiyordu insanları doyurmaya?
Zaman geçiyordu, akrep biraz daha ilerliyor, yelkovan acele etmeden ona yetişmenin bir yolunu buluyordu. Akrep daha yavaş ilerlerken yelkovan her defasında onu geçiyor, yine de dakika daima akrebin yörüngesinde hareket ediyordu. Kimin önde olduğunun ya da daha hızlı olduğunun önemi yoktu.