N. G. Kabal

N. G. Kabal

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.8
9,2bin Kişi
okuyor-dolu
20,5bin
Okunma
v3_begen_dolu
1.412
Beğeni
goz
30,5bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Nagihan Gökçe Kabal
Unvan
Türk Roman Yazarı
Doğum
İstanbul, Türkiye, 1994
Yaşamı
1994 yılında halen yaşamakta olduğu İstanbul’da doğdu.Güzel Sanatlar fakültesinde Mimari Restorasyon eğitimi aldı. 16 yaşında yazdığı ilk uzun roman olan Gecenin Hikayesi fantastik türünde kaleme alınmıştır. Serinin ilk kitabı Aylema 2017 yılında, ikinci kitabı Aşeka 2019 yılında basıldı. 17 yaşında yazdığı genç kurgu türündeki Bugün Adımı Sen Koy isimli kitabı da geçtiğimiz yıl raflarda yerini alarak okuyucusuyla buluşmuştur.
kamera
Lordlar ve Varisler
kamera
N. G. Kabal
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
02:02 Ayçiçeği Karnavalı
kamera
N. G. Kabal
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Krallar Ve Soytarıları
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
672 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
𝐃𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐫 𝐤𝐢, 𝐢𝐧𝐬𝐚𝐧𝐚 𝐢𝐫𝐚𝐝𝐞 𝐯𝐞𝐫𝐢𝐥𝐝𝐢 𝐚𝐦𝐚 𝐠ü𝐧𝐚𝐡 𝐢ş𝐥𝐞𝐦𝐞𝐧𝐢𝐧 𝐜𝐚𝐳𝐢𝐛𝐞𝐬𝐢𝐧𝐞 𝐤𝐚𝐩ı𝐥𝐝ı. 𝐃𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐫 𝐤𝐢, 𝐝𝐨ğ𝐚𝐲𝐚 𝐲𝐚𝐫𝐚𝐝ı𝐥ış 𝐛𝐚𝐡ş𝐞𝐝𝐢𝐥𝐝𝐢 𝐚𝐦𝐚 𝐲ı𝐤ı𝐦 𝐢𝐥𝐤 𝐨𝐧𝐥𝐚𝐫ı 𝐛𝐮𝐥𝐝𝐮. 𝐃𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐫 𝐤𝐢, 𝐡𝐚𝐲𝐯𝐚𝐧𝐥𝐚𝐫 𝐞𝐧 𝐬𝐚𝐟ı𝐲𝐝ı 𝐚𝐦𝐚 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭𝐭𝐚 𝐤𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤 𝐢ç𝐢𝐧 𝐛𝐢𝐫𝐛𝐢𝐫𝐢𝐧𝐢 𝐚𝐯𝐥𝐚𝐝ı İnsanlar var olur, varlığını devam ettirir ve varlığına kendi elleriyle son verir. Tek mirasları, doğaya bıraktığı izlerle birlikte birbirleri üzerinde bırakmış olduğu etkilerdir. Bu hikaye, insanlığın doğaya etkileri. Bu hikaye, insanlığın birbirlerine etkileri. Ve bu hikaye, insanların kendilerine yaptıkları. Var olmak, bazen sadece bir yıkıntıya sebebiyet verir. Memnuniyetsizlik, atalarımızdan gelen kut anlayışı, hırs ve kibir... Bunlar insanların gözünü kör eder ve kendi sonlarını kendi elleriyle hazırlarlar. Dört büyük krallık ve dört güçlü lordun hayatlarına yakından tanık olmaya hazır mısınız? Yıllar önce dört krallığın hüküm sürdüğü bu diyarda çıkan ''Büyük Yıkım'' Su Krallığı'nın sonunu getirmişti. Hayat sudan ibaretken insanlığa sadece sihirle oluşturulabilen kısıtlı miktarda su vaat edilmişti. Krallıklar arasında çıkan bu savaş her bir krallığı derinden yaralayıp Elemental'in gücünü zayıflatmış ve yönetimin Toprak Krallığı'na geçmesine sebep olmuştur. Krallıklara gücünü veren varisler ise Büyük Yıkım'dan sonra yıllarca ortadan kaybolmuş, kendi köklerinden habersiz, her şeyin bir efsane olduğunu varsayarak yaşamlarına devam etmişlerdir. Sizce de onları uyandırmanın ve yüzyıllardır süren bu durgunluğa bir son vermemenin zamanı gelmedi mi? <<Krallıklar>> > Koç, Aslan, Yay. Sen Ateş'sin, yok edensin. > İkizler, Terazi, Kova. Sen Hava'sın, nefes verensin. > Oğlak, Boğa, Başak. Sen Toprak'sın, yaşam verensin. >> Yengeç, Akrep, Balık. Su seninle oynar, su seni hapseder, su delirtir ve deliler toplumda barınamaz. Su taşar. <<Lordlar>> Ateş Lordu Daren: Yıllar önce çıkan büyük yıkımdan sonra annesinden kalan Krallığı'nı babası Toprak Lordu esir almış ve Ateş Krallığı halkı esir düşmüştür. Tam bir karanlık lord olan Daren, çekiciliği ve gücüyle okurları kendine hayran bırakmakla kalmayıp davranışları ve karakteriyle okuyucuyu şaşkınlığa uğratıyor. Hava Lordu Sina: Büyük Yıkım'dan sonra dostu Su Lordu Arın'ı kaybetmiş ve iyice güçsüz düşüp Toprak Krallığı'nın gölgesinde krallığını yaşama döndürme mücadelesindedir. Toprak Lordu Amon: Her hikayede bir kötü adam olmak zorundadır. Bu hikayede aslında herkes birbirinden kötüyken en göze batan Toprak Kralı Amon olmuştur. Büyük Yıkım'ın bir nevi başlamasına sebebiyet olan Amon, bu savaştan galip gelmiş ve krallığıyla diyarı yöneten konumuna gelmiştir. Su Lordu Arın: Bu diyarın deli lordu, bu diyarın bir nevi Tanrısı Arın, krallığını kurtarmak uğruna kendi sonunu getirmiş ve Büyük Yıkım'dan sonra güçsüz düşüp Krallığıyla birlikte yok olmanın eşiğine düşmüştür. -Benim Görüşüm- Günlerdir bu anı bekliyor gibiyim, çok heyecanlıyım. Uzun bir süredir inceleme yazmıyorken bunu yazıyor olmamın heyecanı başka, bu kitap için inceleme yazmamın heyecanı bambaşka bir şey gerçekten. Bazı kitaplar insanlar için rüya gibidir, o kitabı okurken o diyardan biri olmak istersiniz. Bazen dünyaya bakmayı unutup, yaşadığınız anı o kitabın bir cümlesinde ararsınız. Belki derin izler bırakamaz bu kitap ama size bambaşka bir dünya içinde hayatı öğretir. Yazar, oluşturmuş olduğu bu fantastik evren içerisinde insanlık sorunlarına yer vererek okuyucuyu tıpkı gerçekmiş gibi bir maceraya sürüklüyor resmen. Bazen çevrenizde çok övülen ve abartılan şeyleri okuyup izlemek istemezsiniz. Ben bu kitap için de başta aynı şeyi yaşadım. İlk zamanlarda çevresindekilerin heyecanına kapılıp heyecanlanıyor insan, hemen alıp okumak istiyorsunuz ama sonra birden bu isteğinizi kaybediyorsunuz. Ya da bu kadar çok sevilirken ya ben sevmezsem diye korkuya kapılıyorsunuz. Evet bunu, çoğumuz yaşıyoruz ama unutmayın ki hayat her şeyiyle bir risktir. Bazen çok tereddütün hiçbir manası olmaz, sadece akıntıya kapılıp gitmeniz gerekir. Her şeyi zamanında tadını çıkarmak gerekir. Yaşamın ne zaman son bulacağını bilmiyorken neden anın tadını çıkarmayalım ki? Bu kitapta yazar, yazım diliyle ve hayal gücüyle beni kendine yine hayran bıraktı. Bir Türk yazar fantastik kitap yazabilir mi ön yargısından kurtulun ve bir şans verin lütfen. Her yazarın yazım dili farklıdır ve NG Kabal'ın da kendine özgü bir yazım dili var, hem övülecek hem de eleştirilecek bir türden tabi ki. Daha önceden Gecenin Hikayesi serisinde çok fazla iç konuşma vardı ve ana karakterin düşünceleri içinde boğuluyorduk ama bu kitabında bunu biraz daha azaltmış, daha çok edebi şekilde yazmaya çalışmış. Tabi ki betimlemeleri her zamanki gibi bol bol ama okurken bir cümleye bile hayran kalabiliyorsunuz. Beğenmeyen de olabilir tabi ki; zevkler ve renkler tartışılmaz. Kitabın giriş yazısına bayıldım -abartmıyorum- hayatımdaki en beğendiğim giriş yazısıydı. Çoğu yazar girişlere pek uğraşmaz, önemli olan ortalarda olayın başlangıcı ve kitabın sonudur ama bu kitap her şeyiyle mükemmeldi. Tabi ana karakterin bazı salakça davranışlarını saymıyorum, çünkü onun da haklı yanı vardı. Birdenbire hiç bilmediği bir diyarda varisliğe alışması kolay değildi. Kitap öyle çok da aşk içermiyordu açıkçası, saçma sapan ergen wattpad kitapları gibi asla değerlendirilemez. Ön yargınızı o konuda kesinlikle kırmalısınız. Bu hikayede önemli olan diyar ve ana karakterin (Su Varisi Nova) gücü. Yani ergence konulara değinmesini bırakın insanlık sorunlarına yer veriyordu resmen. O kadar çok beğendiğim alıntılar var ki, bu konu hakkında olanları bırakayım aşağıya. ''Hor kullandık, kıymet bilmedik, hayvanları katlettik, ağaçları kestik, buzulları erittik. Sadece yapabildiğimiz için.'' sf.7 ''Çoğumuz hayata sandığımızdan daha iyi talihlerle doğarız. Bir ismimiz, soyumuz, ailemiz ve kimliğimizle yeni yaşamımıza gözlerimizi açarız. Yitirene kadar nelere sahip olduğumuzu, yaşamın bize doğar doğmaz sunduğu lütufların farkına varmayız'' sf.7 ''Biz insanlarız, kendimizi her şeyden üstün sananlar. Yaşam zincirinin en tepedeki halkasıyız. Topraktan geldiğimize inanır ama varlığımızda yıldızların parçalarını taşırız. Biz insanlarız ama yalnız değiliz. Üstün değiliz, güçlü olan değiliz.'' sf.8 "Birbirinizden uzaklaşıyorsunuz, sevgiyi, yardımlaşmayı, ihtiyaç duymayı unutuyorsunuz, herkes sadece kendini düşünen mutsuz insanlar haline geliyor, uyuşturucu ya da haplarda deva arıyorsunuz. Kendi kendinizi yok ediyorsunuz, doğayı mahvedip hayvanlara işkence ediyorsunuz, çocukları koruyamıyorsunuz, kadınları hor görüyorsunuz. Taçtan ve tahttan mı bahsedeceksin? Hepiniz dört duvar içinde o aygıtların, telefonlarınızın içinde kendinizi kanıtlayıp durma çabasında değil misiniz? Herkesten nefret edip aynı zamanda herkes tarafından sevilmek ve yüceltilmek istemiyor musunuz?" sf.104 Nova gerçekten çok iyi bir ana karakterdi. Başına gelenler karşısındaki çoğu davranışı normal karşılanabilecek boyuttaydı açıkçası. Ve kendine yapılanlar karşısında o kadar güçlüydü ki... İnsanlar içinde yaşadıkları beni derinden etkiledi. Yıllardır ailesi olarak bildiği insanlardan bir anda tamamen kopması ve geldiği yerde nefret edilen olması... O insanlara güvenmeyi seçti ama ihanete uğradı çünkü hayat budur. Herkes kendi çıkarını düşünür. Kitabın sonlarında şaşkına uğradım, ikinci kitabı hâlâ okumamış olmanın ızdırabını çekiyorum resmen. Devamını çok merak ediyorum, umarım gidişat iyi olur yoksa bu gerçekten de çıldırmalık. ''Tehlikenin nereden geleceğini bilemezsin ama kötü olan her yerden gelebilecek olma ihtimalidir. '' sf.258 ''𝐁𝐞𝐧 𝐛𝐮 𝐝𝐢𝐲𝐚𝐫𝐝𝐚 𝐀𝐫ı𝐧 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐮𝐥𝐚𝐧 𝐤𝐢ş𝐢 𝐨𝐥𝐝𝐮𝐦, 𝐃𝐚𝐫𝐞𝐧 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐧𝐞𝐟𝐫𝐞𝐭 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐧 𝐤𝐢ş𝐢 𝐨𝐥𝐝𝐮𝐦 𝐯𝐞 𝐒𝐢𝐧𝐚 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐲𝐚𝐧𝐥ı𝐳 𝐤𝐚𝐥𝐚𝐧 𝐨𝐥𝐝𝐮𝐦... 𝐕𝐞 𝐢𝐧𝐚𝐧 𝐛𝐚𝐧𝐚 𝐞𝐧 𝐤ö𝐭ü𝐬ü 𝐲𝐚𝐥𝐧ı𝐳 𝐤𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤𝐭ı.'' sf.601 (Gerçekten içimi acıtan bir alıntı oldu.) Kitabı elime aldıktan sonra nasıl bitti, ne oldu anlamadım. Uzun zaman sonra dünyadan soyutlanabildiğim güzel zamanlar geçirmemi sağladı. Kurgulara bayılıyorken bir de böyle bir yazım diline sahip bir kitap olmasıyla benim için çok değerli. Her ne olursa olsun kitaba bir şans vermenizi öneririm, size hoş zamanlar geçirmenizi sağlayabilir. Bir kitap, bir dünyadır. Bir kitap, bir dosttur. Ve bir kitap, yeni bir hayattır. Kitaplarla kalın, sizi seven insanların var olduğunu unutmayın. Kendinize iyi bakın<3 ve son
kamera
Lordlar ve Varisler
kamera
N. G. Kabal
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.3/10 · 2.670 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
672 syf.
·
9 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik: Lordlar ve Vârisler Kitap incelemesi:
Acilen okunması gereken bir kitap. Varsa olan ön yargıları kırarak, bu muhteşem eseri okumalısınız. Şiddetle öneriyorum. İnanın bu kadar beklemiyordum. Çok yüksek beklentiyle başladım ama beklentimin de üstüne çıktı. Bir Türk yazardan bu kadar muhteşem bir fantastik eser okumak hem duygulandırıcı hem gurur verici. İncelememi spoilerlı ve spoilersız şeklinde iki bölüm olarak yazacağım. SPOİLERSIZ BÖLÜM: İlk olarak kitabın bir konusundan bahsetmek istiyorum. Kitabımızın konusu: Elemental adı verilen bir yer var ve kitabımız burada geçiyor. Elemental 4 krallığa ayrılıyor ve bu krallıkların da lordları var. Su Krallığı -> Lord Arın Toprak Krallığı -> Lord Amon Ateş Krallığı -> Lord Daren Hava Krallığı -> Lord Sina Yazarımız zaten ciltlerde her lorda her vermiş. Kısaca lordlara değinirsek: Lord Arın: Benim bir ara çok koyu bir fanı olduğum Lord. Su Krallığının İshası ve tanrı niteliğinde biri. Büyük yıkımda halkını ve Krallığı'nı bir nevi kaybetmiş bir Lord. Şu an Elemental'de Su Krallığı'nın soyundan olanlarla birlikte hiç sevilmiyor. Lord Daren: Elemental'de tarafsızlığı ve bilinmezliği ile bilinen Lord. Her şeyi gizli her şeyi bir düzmece ve oyun. Ona Gece Yarısı Lordu da deniyor (Nova tarafından takılan onlarca lakabı saymıyorum.) Toprak Lordu Amon'un oğlu ve annesi Lilith ise Lord unvanını alan tek kadın. Lord Sina: Büyük Yıkım'da dostu sayılan Arın'ı kaybetmiş ve hikayedeki yalnız adam rolündeki kişi. Krallığını ayakta tutmaya çalıştığı için özellikle Toprak Lordu'nun karşısında olmaktan çekinmiş, güçlenmek isteyen ve Krallığını refah içinde tutmak isteyen bir Lord. Lord Amon: Büyük Yıkım'dan sonra Elemental'in başına geçmiş Lord. Kitabımızın kötü karakterlerinden biri. Baş karakterimiz olan Nova insan diyarında yaşıyordur fakat bir gün okulda beklenmedik bir olay olur, bazı insanlar okuldaki ve başka yerlerdeki bazı kişileri kaçırır. Bu kaçırılanların içinde Nova ve en yakın arkadaşı Ayzer de vardır. Kaçırıldıktan sonra Elemental adı verilen bir yere götürülen bu insanlar yanaklarındaki oluşan sigillere göre krallıklara ayrılırlar. Bu sigiller ise onların burçlarına göre oluşur. Koç, Aslan, Yay -> Ateş İkizler, Terazi, Kova -> Hava Boğa, Başak, Oğlak -> Toprak Yengeç, Akrep, Balık -> Su İnsanlar bu şekilde ayrılır. Bu diyarda 100 yıl önce olan bir savaşta yani Büyük Yıkım'da (Buna Nuh Tufanı da deniyor.) Su Krallığı yıkılmıştır. Ve savaştan sonra da diyarın vârisleri insan diyarına kaçırılmıştır. İnan diyarı ve Elemental arasındaki kapı 100. yılın sonunda yani şu an açılmıştır ve lordlar kendi krallıklarının vârislerini bulmak istemektedirler. Savaştan önce diyarda hüküm süren Su Krallığı yıkılınca Toprak Krallığı'nın Lordu Amon başa geçmiştir. Artık diyar katlanılmaz ve kötü haldedir. Elemental'da en güçlü krallık Toprak Krallığı olmuştur. Artık diyarda su ihtiyacı da sihirle karşılanmaktadır. Baş karakterimiz Nova, yıkılmış Su Krallığı'nın vârisidir. Diyarda Su Krallığı hoş görülmemektedir ve Su Krallığı'ndan olan herkese kötü davranılmaktadır. Su Krallığı'nın hor görülen vârisi Nova, bunca zorluğa karşı koymaya çalışmaktadır. Kitap hakkındaki Spoilersız görüşlerim: Tek kelimeyle muhteşemdi. Yazar hem evrene hem de karakterlere büyük özen göstermiş. Bazı kitaplarda olur yazar evrene özen gösterirken karakterler güçsüz kalır, yazar karakterlere özen gösterirken evren özensiz kalır. Ama bu kitapta yazar her iki gruba da büyük özen göstermiş ve çok emek harcamış. Ve bu kadar emeğin karşılığını bence muhteşem bir eser yaratarak almış. Kitabın içeriğine özenildiği kadar kapağına, ciltlerine, karakter kartlarına, ayracına ve posterine de çok özen gösterildiğini düşünüyorum. Kutulu set aldım ve bence her şeyi mükemmel bir şekilde hazırlanmıştı. Puntosu bayağı küçüktü ama oldukça akıcı ve sürükleyici olduğu için kitap kendini okutuyordu. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve bence muhteşem bir iş başarmış kesinlikle sıkılmadan ve sıkmadan okuttu kendini. Elime aldım ve nasıl bittiğini anlayamadım kitabın. Kitabı bitirdiğimde gece saat 03.00 civarıydı ve o sondan sonra boşluğa düşmüş gibi oldum. Serinin 1. yani giriş kitabı bile bu denli heyecanlı ve soluksuz okunan bir kitapsa ileriki kitaplarda daha da iyi olacağından eminim. Baş karaktere çok ısındım. Çok güçlü ve kararlı bir karakter olması çok hoşuma gitti. Yeri geldiğinde yapacağını yapan cesur bir kadın karakter Nova. Uzun zaman sonra bu denli güçlü karakter okumuş olmak beni gerçekten çok mutlu etti. Nova zaten bütün beklentilerimi karşılayan hatta üstüne çıkan bir karakterdi. Özellikle lordların karşısında cesur bir şekilde onlara karşı çıkabilmesi çok güzeldi. Genelde herkes Arıncı ve Darenci ama ben Novacıyım. Sadece Darenci veya sadece Arıncı olamıyorum. Spoilerlı bölümde bunun nedenleriyle uzun uzun konuşacağım. Yazarımız kitapta toplumsal sorunlardan küresel ısınmaya kadar her şeye dikkat çekmiş. Bazı yerlerde insanların teknolojik bağımlılığından bazı yerlerde ise doğa yapılan zararlardan bahsetmiş. Kitabı kesinlikle almalısınız hem karakterleriyle hem de yaratılan müthiş evrenle kitap kendini soluksuz okutuyor. Yaz tatilinde olsaydık kitabı bir günde bitirebilirdim ama derslerim çok yoğun olduğu halde bana göre gayet hızlı bir şekilde bitirdim. Bu arada kitapta o kadar fazla alıntı yaptım ki kitap post-it ile doldu. Tamı tamına 98 tane alıntı yaptım. Ve çoğu alıntı beni derinden etkiledi. (Özellikle Daren ve Arın'ın söyledikleri.) SPOİLERLI BÖLÜM: İlk olarak lordlar ve vârisler hakkındaki görüşlerimi belirtmek istiyorum. Daren'i çok sevdim. Nova'yı korumaya çalışması, onun ateş vârisi olduğunu düşünmesi ve bu yüzden bir çok şey yapması hoşuma gitti. Darenova sahnelerine bayıldım. Özellikle nehir sahnesi çok hoşuma gitti. Sonunda Evran ile iş birliği yaptığını sandım ama onda bile gerçekten öyle olmadığını anlayınca hiç sevgimi boşa çıkartmayan bir karakter olduğunu anlamış oldum. Arın'a gelirsek. Arın'ı gerçekten ama gerçekten çok sevdim. En azından sevmeye çalıştım. Ama sonunda Nova'yı ilmekte bıraktığı için çok sinirlendim ama elimde değil yine ısındım Arın'a. Arınova'nın uyumu çok hoşuma gidiyor ama sonlara doğru olan güven kavgası özellikle çok ağırdı ve bu ikili sürekli kavga ediyor. Nova'nın Arın'la lord vâris ikilisi olması güzel ama ikisinden sevgi olarak bir birliktelik olmaz diye düşünüyorum. Hem Arın bir zamanlar Ariana'yı seviyormuş. Şu an hâlâ sevip sevmediği hakkında bir fikrim yok ama sevmemesini umuyorum. Sina hakkında çok kısa konuşacağım. Nova'yı vârisi Sonay için tehlikeye attı. Evet, bu yanlış bir hareketti ama Sina bunu yapmakta bir yandan haklıydı çünkü kendi vârisi tabi ki Nova'dan daha önemliydi. Belki bunu Nova'yı kullanmadan yapsa daha iyi olurdu ama ona o kadar da kızamıyorum bu konuda. Amon hakkında konuşacak bir şey yok. Kötüydü kötülük yapmaya devam etti. Böyle de devam edecek. Ayzer'i Elemental'e geldiği andan itibaren sevmedim. Nasıl biri olacağı çok belliydi. Onun da fazla bir suçu yoktu ama Nova'nın daha çok yanında olmasını beklerdim. Sevmemem için pek bir nedenim yok ama yine de sevmiyorum. Ariana hakkında çok değişik düşüncelerim var. Bir yanım Nova'yı koruduğu için seviyor ama bir yanım da Arın'ı sevdiği için sevmiyor. Ama galiba sevmiyorum. Gerçekten Nova'ya yardım etmeye çalıştığını söylese de ben yine de sevmiyorum. Hem Arın'la derin bir ilişkisi var ve bu her şeyi bozuyor. Sonay hakkında da konuşulacak pek bir şey yok çünkü çok sonradan ortaya çıktı. Onu sevecek gibiyim çünkü Nova'yla benziyor bazı yönleri. Bu yüzden de Sonay'ya hem nötrüm hem de biraz seviyor gibiyim. Nova'ya bayılıyorum zaten onu söylememe bile gerek yok. Gökyüzü vârisi çıkması çok iyiydi. Ve nagueliyle salona girip herkese gösterdiği sahneyi unutamıyorum ve orası gerçekten çok güzeldi. Karşısına çıkan zorluklara çok cesur bir şekilde göğüs gerdiği için en sevdiğim karakter Nova. Şimdi şu Arıncı Darenci olma olayıma gelelim. Ben kitaba başlamadan önce Darenciydim. Ama daha okumamıştım yani o yüzden tam da değildim. Kitapta Arın gelmeden önce Darenciydim ama sonra Arın geldi ve ben Arıncı oldum. Daren tabi ki çok mükemmeldi ama Arın... Arın kalbimi çaldı resmen. Çok sevmiştim onu. Ama tabi Arın kitabın sonunda Nova'yı İlmek'ten çıkarmadı. Haklı sebepleri vardı, evet ama yine de çok üzüldüm. Arın'a olan sevgim de azaldı. Daren onu hiç görmeye bile gelmemiş olsa bile Daren'i sevmeye başladım sonra. Şu an ise Darenciyim diyebiliriz ama hem de Arıncıyım yani ikisini de çok seviyorum ben. Kısaca bir şeyden bahsedeceğim. Arın Ariana shipinden nefret ediyorum. Gerçekten ama gerçekten çok sinir bozucu geliyor. Şu an ikinci kitabı okuyorum ve Ariana'ya o kadar gıcık oluyorum ki... Tavırları, konuşması her şeyi çok itici. Arın'ı seviyorum ama Ariana'yı hiçbir lordla yakıştıramıyorum. Nova'yı ise hem Daren'le hem Arın'la shipliyorum. Kitap çok heyecanlı bir yerde bitti bence. İkinci kitap için çok heyecanlıyım. Umarım yazar bir an önce 3. ve 4. kitapları çıkarır ama tabi o da insan o yüzden bu konuda anlayış göstermek lazım. Kitap çok ama çok mükemmeldi. Hatta bittikten sonra karakterlere o kadar aşık oluyorsunuz ki sürekli onları düşünüyorsunuz. Bu yüzden kesinlikle okunması gerekin bir seri olduğunu düşünüyorum. Umarım okuyan herkes çok beğenir ve benzer düşüncelere sahip oluruz. İncelememi buraya kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. Umarım faydalı olmuştur sizin için. İncelememi beğenip tekrar paylaşırsanız çok mutlu olurum. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki incelemelerde görüşürüz. Hoşça kalın.
kamera
N. G. Kabal
kamera
Lordlar ve Varisler
kamera
N. G. Kabal
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.3/10 · 2.670 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
576 syf.
·
14 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Krallar ve Soytarıları Kitap İncelemesi:
Birinci kitap beklentimi o kadar üst çıtalara çıkartmıştı ki... Galiba daha üstü olamaz diyordum. Ama bilin bakalım bu hangi yazar? Tabi ki Nagila ve ondan da bundan daha azını beklemek hata olurdu. O kadar fantastik kitap okudum ama ben hiçbir fantastik kitabın böylesine kadınları öne çıkardığını görmedim. O kadar duygulandım ki. Yani seri tamam ama bu kitapta kadınların gücünü, otoritesini, hırsını öyle bir hissettim ki... Gerçekten muhteşemdi, tek kelimeyle muhteşem! Bu kitabı yüzlerce satırla övebilirim, durmadan, sıkılmadan... Ama galiba böyle yaparsam gereksiz kalabalık olacak. Kısa ve öz biçimde olabildiğince övmeye çalışacağım kitabı. İlk olarak Spoilersız bölümden başlıyorum bildiğiniz üzere. Bu kitapta birinci kitabın aksine kapaklardan da anlayacağınız üzere vârisler daha çok ön planda. Lordların etekleri altındaki birer gölge olmaktan bıkmış vârisler kendi dönemlerini başlatmak istiyor. Yüzyıllar boyunca Elemental'in lordlar tarafından yönetildiğini söyleyip artık sıranın kendilerinde olduğunu savunuyorlar. Belki haklılar, belki de haksız... Buna okuyunca kendiniz karar vermenizi tavsiye ederim. "Artık lordların eteklerinin altındaki gölgeler olmayacağız." #157169019 O ateş vârisiydi ama en çok yanan da oydu. O hava vârisiydi ama en çok nefessiz kalan da o olmuştu. Toprak vârisi olan oydu ama diri diri gömülen de o olmuştu. Doğru, su vârisi olan bendim ama en çok boğulan da ben olmuştum... Gökyüzüne sahip olan bendim ama kendine gökyüzü kadar uzak olan da yine bendim. #161815157 Artık taşları vârisler tutuyor. #158589016 Uyanmış Su Lordu ve Su Krallığı'nın daha da hırslanmış ve lorduna sırt çevirmiş vârisi... Bu yıkımda sırt sırta mı yoksa karşı taraflarda mı savaşacaklar? "Su Lordu vârisinden vazgeçebiliyorsa, herkes herkesten vazgeçebilir. Bu diyarın en yalnız, en nefret edileni olarak su vârisi lorduna sırtını dönebiliyorsa, herkese dönebilir." #159723586 O kadar mükemmeldi ki açıklamaya dilim varmıyor. Çok fazla olay vardı ve hangi birine kafa yoracağımı şaşırdım. Karakterler (Özellikle vârisler) birinci kitaptaki hallerinden çok daha güçlüydü ve hepsi tahtı istiyordu. Elemental'i yönetecek bir taht... Kimin hakkıydı orası? Arın'ın mı, Amon'un mu, yoksa vârislerden birinin mi? Her şey en ufak ayrıntısına kadar işlenmiş ve bence çok duygu yüklü bir kitaptı. Özellikle Daren konusunda. Daren'in geçmişinin anlatılması ve yaptığı çoğu şeyin nedenleri vardı bu kitapta. Tabi ki gizemli lordumuz hâlâ karmaşık sırlarla dolu ve çözülmemiş bir gizem olsa da en azından geçmişinin bir kısmını öğrendik. Yazara o kadar çok teşekkür ediyorum ki Daren özel bölüm için. Çok güzeldi. Kitap sırf Daren özel bölüm için bile okunur. Tabi kitabın kendisi çok mükemmel de hani Daren özel bölümün ne kadar olağanüstü olduğunu anlatıyorum. Nova'yı o kadar güçlenmiş görmek gerçekten çok güzeldi. Kız zaten birinci kitapta bile bence çok güçlü bir kadın karakterdi, ikinci kitapta ise daha da güçlenip kitaba layık bir şekilde bir baş karakter olmuş. "O halde herkese haber verin, deli geri döndü." #157170449 Herkesin tartıştığı şu mesele: Arınova mı Darenova mı? Oyumu Darenova'dan yana kullanıyorum galiba. Arın ve Nova'nın çok güzel lord-vâris ilişkileri var ve bunu "Aşk" olarak nitelendirmek istemiyorum. Onları en yakın arkadaş gibi görmek istiyorum. Darenova ise kalbimi çalıyor resmen. Çok mükemmel bir çiftler ki Daren özel bölümden sonra da Darenova shipinden biraz daha emin oldum. "Senin diğer yarınım. Senin eksik parçanım. Senin hiç kapanmayacak yaranım. Seni mahvedecek olan da benim, kurtaracak olan da. Sana yaklaşmaması gereken de benim, uzak kalamayan da." #156916794 "Yani... Gelmek istemezsen... Seni zorlayamam ama sensiz zorlanırım." #158062442 "Yüzünü böyle görmeyi seviyorum. Gülümsemeni seviyorum." Ateş lordu olmasaydın da o gülümsemeyle içimi sıcacık yapardın. Ateş lordu olmasaydın da fedakârlıklarınla beni yakardın. #162457593 Daren'den kısaca konuşacağım. Daren... Ah kuzgun lordum, ateşlerin lordu. Herkesin biricik aşkı olan o biricik lord. Daren'i bu kitapta sevmeyen var mı ya? Bence yoktur yani. Daren özel bölümde ayrı kitabın başında ortasında sonunda ayrı hayran olduğum bir karakter. Mizah anlayışıyla, davranışlarıyla ve yaptıklarıyla muhteşem biri. Babası tarafından ayrı annesi tarafından ayrı acı çekmiş ama yine de ayakta duran lord... Hep aynı yıldıza bakan, ona umut bağlayan lord... "O yıkımda gökyüzünden bütün yıldızlar geri çekildi. Bir tanesi hariç. İşte benim korkum bu. Bu yıldız. Yıllarca o yokluğa alıştım, o yokluğu benimsedim ama bu yıldız hep burada tam karşımda bana meydan okur gibi dikilmeye devam etti. Bir şeye ne kadar uzun süre bakarsan ona o kadar kapılırsın. Çekilirsin. Yenilirsin. Ben yıllardır bu yıldızı seyrediyorum, ona ulaşamamak mı beni daha çok korkutuyor, yoksa bir gün ona ulaşmak mı, bilmiyorum. Tek başına parlayan ve bütün karanlığımın içinde beni aydınlatan o yıldıza yenilmekten korkuyorum." #162126011 "Sana sırtımı dönmüyorum. Sana nasıl sırtımı dönebilirdim? Tüm hayatım boyunca yaslandığım tek şey senin hayalindi!" #162455491 "Daren... Bana yaptığın onca şeye rağmen. Bana yaptığını bildiğim onca kötülüğe rağmen... Neden ben senin canını yakmışım gibi hissediyorum?" Gözlerim dolu dolu olmuştu. Elimi ona doğru uzattım. "Ben sana ne yaptım Daren?" "Yıldızların tek kötü yanı nedir biliyor musun?" diye sordu. Öylesine bir soru değildi. Yine de başımı iki yana salladım. "Sadece insan diyarında değil, burada da Alfinler yıldızlara bakarak dilek tutarlar. Onlardan hayatlarındaki eksiklikleri gidermelerini dilerler. Boşlukları tamamlamasını... Umut dilenirler, Nova... Sen de bana bunu yaptın. Bu dünya üzerindeki en büyük günahtı işlediğin. Bir düş verdin bana." #162022471 Krallıklar ise bambaşka bir şekilde herkes farklı telden çalıyordu. Hava Krallığı'nda Sonay daha çok atakta oynarken Sina elindekileri korumanın derdinde ve sükunet içerisinde bir tutum sergiliyordu. Toprak Krallığı desek hem lordu hem de vârisi de hırslı ve belli bir amaçları vardı. Ki bu amaçları doğrultusunda ilerlemeye de fazlaca karalılardı. Ateş Krallığı desek Ariana yeni ortaya çıkmış vâris, Daren ise Krallığı'nı umursamıyormuş gibi görünen bir lord. Açıkçası Ateş Krallığı'na çok da sahip çıkılmıyor gibiydi. (Bazı olaylar haricinde.) Su Krallığı demeye korkuyorum çünkü orası apayrı karışık bir durum. Vâris ve Lord birbirine sırtını mı döndü yoksa birlikte mi savaşıyorlar çok da başlarda anlaşılamıyor. Ama hem lordu hem de vârisi istediklerini elde etmek konusunda ısrarcılar. Kitapta o kadar fazla olay vardı ki neye uğradığımı şaşırdım resmen. Bütün her şey üst üste geliyordu ve bu durumda da kitabı sindirmem biraz zor oldu. Biraz da kopuk kopuk okuduğum için kitabı tam hazmedemedim ama bence olaylar durmadan ilerliyordu ve çok dolu dolu bir kitaptı. Fazla betimlemeden uzak, akıcı ve sürükleyiciydi. Kesinlikle sıkılmadan okunabileceğini düşünüyorum. 2. Kitap olduğu için burayı daha fazla uzatmayacağım ve spoilerlı bölüme geçeceğim. SPOİLERLI BÖLÜM: Ah bu sonlar, ah bu sonlar. Bitiriyor beni her kitapta. Bir de şimdi 3. kitabı bekleyeceğim yerimde duramadan. İlk olarak Daren özel bölümü hakkında konuşmak istiyorum; Daren'in Nova'yı kurtarmak için her şeyi göze alması çok güzeldi. Nagueli'nden, kanatlarından ve halkından vazgeçmiş bir lord... "Kanatlarına daha sıkı sarıldı, elinde bir tek onlar kalmıştı." #156667150 Sırf Nova için, sırf Arın'ın vârisi için... İkiz alevi için... "Seni bekleyeceğim benim deli kızım, ne kadar uzun sürerse sürsün." #157037027 "Onu kurtardı, korudu, sakladı. Ona inandı. Ve bir gün yeniden ona döneceği ihtimaline tutundu." #156790789 Onu gerçekten de 100 yıl bir yıldıza bakarak beklemesi ise benim gözlerimi doldurmuştu. Daren gibi kalbi olan insanlar olsa keşke bu dünyada :') Sonra dünyaya gidip Nova'yı bulması. Onun yanına gitmesi... Çok güzel ve duygulu anlardı. Keşke Daren'in ağzından okuduğumuz bölümler olsa ya da Daren'i (ve bence Arın ve Sina'yı da) daha yakından tanıyabileceğimiz özel bölümler daha çok olsa. Nova'yı İlmek'ten Ariana'nın çıkarması bir yandan güzelken bir yandan can yakıcıydı. Açıkçası bunu Ariana'dan değil Ayzer'den beklerdim. Sonuçta kızın kaç yıllık arkadaşısın ve bence kendini feda edebilirdi Nova için. Ariana kendini Nova için feda edince ben Ariana'ya biraz olsun ısınmıştım ama Ariana ve Arın arasındaki ilişki gerçekten beni çok rahatsız ediyor. Ariana da haklı yani ne yapsın kız seviyor aşık ama bilemiyorum işte ben bu Ariana-Arın ilişkisini desteklemiyorum. Nova İlmek'te çok zor zamanlar geçirdi bence ve bütün bunlara rağmen ona yardım eden olmadı. Onun biricik ilahi lordu olan Arın bile yardım etmedi ona. Ama biricik Arın lordumuz Ariana aşkısı İlmek'e girince ona neler yaptı neler... Ariana'yı neredeyse hayal edemeyeceği güzellikte bir yerde yaşattı. Peki Nova bu işin neresinde sevgili ilahi lord Arın? Nova senin vârisin değil mi? Ama tabii, sen Ariana'ya aşıksın evet. Orada Nova çok zor zamanlar geçirdi ama Ariana'nın İlmek'te kaldığı kısa süre için bile ona lüks bir hayat yaşattın. Nova yine yalnız ve tek başına ayakları üstünde durmak zorunda bırakılmıştı. Sen orda Ariana ile bir şeyler yaparken Nova İlmek'te sefalet içinde çıldırmak üzereydi Arın. Sana aşırı aşırı kızdım bu aralarda. Ama neyse ki Ariana öldü ve artık mutluyum :) (Aklımda kaldığı şekilde böyleydi yanlışım varsa üzgünüm...) Nova İlmek'ten çıkınca gerçekten muhteşem birine dönüştü bence. Artık daha güçlü ve güçlerinin farkında biriydi. Daren'le işbirliği yaptı ama çıkarları yüzünden. Yani bilemiyorum ama bence Nova bu konuda haklı. Sonuçta Nova Su Krallığı'ndan ve Su Krallığı'nın birbirine nasıl bağlı olduğunu biliyoruz ve Nova da Krallığı'nı ve Elemental'i kurtarmak için elinden geleni yapacaktı. Daren'den de kendi taşını almak istemesinin gayet doğal olduğunu düşünüyorum. Daren'i mağarada bıraktığı zaman Nova'ya kızmadım. Sonuçta daha Daren'le aralarında çok ciddi bir şey yoktu ki zaten gittiğinde de vicdan azabı çekti Nova. O, taşını almak için onca şeye katlandı ve Krallığı'nı aşkının ya da vicdanının önüne koyarak taşı alıp gitti. Bence güçlü bir karakterden de bu beklenirdi zaten bu yüzden Nova'yı bu konuda destekliyorum. Nova'nın taşları Amon'dan alması ise muhteşemdi. Nova o kadar güçlü birine dönüşmüş ki yani ağzım açık kaldı. O taşları aldı ve Arın'a teslim etti Su Krallığı'nın taşını. Diğer taşları da vârislere. Açıkçası ben Su Krallığı'nın taşının da Nova'da olmasını isterdim ama böyle olursa Tanrıçalar geri gelecekti bu yüzden Nova doğru bir karar verdi benim görüşümde. Taşları aldıktan sonra yine Daren'e gitmesi peki... Yani hem krallığını önemseyip taşını aldı hem de Daren'i orada öylece bırakmış olmayı gönlü elvermedi. Oraya gitti ve Daren'in annesinin kolyesini falan taktı. Oralar baya güzeldi hatta Nova'nın kolye yüzünden yaptıkları karşısında gülmedim de değil. Sonrasında savaşta Nova'nın ve Daren'in tarafını belli etmesi çok iyi oldu. Daren'in de çocukluk arkadaşları olan lordlarla birlikte savaşması duygulandırıcıydı. O sırada karşılarındaki Evran'ı öldürmek için kendini feda eden Ariana... Açık konuşayım ben Ariana ve Ayzer'i sevmiyorum bu yüzden de Ariana'nın ölmesine sevinmedim değil. Bence yerinde bir ölüm oldu ikisini de gönderdik öbür dünyaya rahatız artık (Ayzer de ölsün onu da sevmiyorum.). Evran ölünce doğal olarak Daren tekrar Ateş Lordu oldu ve çok mutlu oldum bu olay karşısında. Daren tekrar o mükemmel Ateş Lordu oldu ve gücüne geri kavuştu. Bir de Amon'un ölmesi var. Halay çektim desem abartmış olur muyum? Hele Nova'nın onu öldürdüğü an... O kadar içimin yağları eridi dediğim bir sahne oldu. Nova kehaneti zekice çözüp de kendinin ölmeyeceğini bilmesi onun ne kadar zeki olduğunun da bir göstergesi bence. Amon öldüğü için sevindim ama bunun tek bir kötü yanı var: Daren artık Toprak Lordu... Daren'in Toprak Lordu olmasında sıkıntı yok. Tek sorun vârisinin Ayzer olması. Ah, Ayzer senden hiç haz etmiyorum kızım... Yazarcım Ayzer'i de bir ortadan kaldırıversek çok güzel olur. Ayzer ölsün Nova da hem Ateş hem de Su Vârisi olsun bence (Başka isteğim yok evet bu kadar.). Ayzer'i neden sevmediğimi de söyleyeyim. İlk olarak 1. kitapta Nova çok dışlanmıştı bütün herkes tarafından. Peki Ayzer Nova'nın yanında oldu mu? Hayır. Ayzer lordların ve halkın ona sunduğu tüm şatafatlı imkanların arasında yaşarken Nova alışamadığı bu diyarda çok zorluk çekti. Ben bunda Ayzer'i suçlamıyorum. Asıl sorun şurada, 2. kitapta Ayzer lordu Amon olduğu için genel olarak dışlandı değil mi? Peki Nova ne yaptı? Onu saraydan gizlice çıkardı, o rahatsız oluyor diye onunla baş başa kaldı, onu aralarına almak istedi, defalarca lordlara Ayzer'in de kendilerine katılmasını istediğini dile getirdi. Nova bu kadar Ayzer için çabalarken Ayzer'in başlarda aklına neredeyse Nova bile gelmiyordu. Bu yüzden Ayzer'i de sevmiyorum. Ayzer'de büyük bir taht hırsı var. Tahtı almak için gerekirse herkesi öldürürüm kafasında resmen. Kitabın sonunda Tanrıçaları getirdi Elemental'e. Bu da Nova'nın ölmesi demekmiş (Bu olayı pek anlamadım ben ama neyse.). Ayzer sırf Arın tahta geçmesin diye bunu yaptı. Kendi tahta geçmek istiyor ve bu yüzden Nova'nın hayatını bile yok sayıyor. Keşke onca yıllık arkadaşını hırslarının önüne koyabilse... Bir de kitabın sonunda resmen Nova'yı ölüme göndermesi var. Orayı okumam biraz aceleye geldi tam kavrayamadım olayları ama Ayzer apaçık Nova'yı ölüme gönderdi. Tamam tahtı istiyorsun bu yüzden Arın'ı aşman lazım ama Tanrıçaları çağırdığında Nova ölecek be Ayzer... Bu kadar hırs fazla, bu yüzden Ayzer'i sevmiyorum. Ariana'dan bahsetmek istiyorum biraz. Ariana'yı hem seviyorum hem sevmiyorum gibi. Bana Ariana hiç vârislik görevini yapmamış gibi geliyor. Yani tamam vâris olduğunu saklamak zorundaydı ama yine de Daren'e söyleyebilirdi belki. Ya da vâris olduğu ortaya çıktıktan sonra diğer vârisler gibi güçlü davranabilirdi. Ama bütün bunların yanında bütün ilişki durumunu göz ardı edip belki de kıskançlığı bir kenara bırakıp Nova'yı İlmek'ten çıkarması da çok asil bir davranıştı. Ariana'yı Arın'la olan ilişkisi yüzünden sevmiyorum biraz da. Ben hep Arın ve Nova'nın çok güzel bir ilişkisi olduğunu düşündüm. Bu vâris-lord ilişkisi ya da abi-kardeş ilişkisi olabilir ama yine de çok güzel bir ilişkileri var. Bu yüzden Arın'ı Nova'dan başkasıyla görmek içimi acıtıyor. Belki bencillik gibi olacak ama Daren'i de Nova ile yakıştırıyorum. Arın'ı da Nova ile yakıştırıyorum. Tabii, bir seçim yapmak gerekirse Nova Daren derim ama Arın'ı da Nova'dan başkasına yakıştıramıyorum. Böyle bir sorun var. Ariana-Arın ilişkisini sevmediğimi söylemiştim ve bu ilişkiyi de desteklemiyorum. Arın'dan bahsedecek olursam... Arın'ı birinci kitapta bayağı sevmiştim ama Ariana ile ilişkisi yüzünden biraz soğudum kitabın başlarında. Ama İlahi lord... Her zamanki gibi kalbimi kazanmayı biliyor. Arın'ı yine çok seviyorum ve hayranlıkla bakıyorum. Keşke o başta yaptığı şeyleri yapmasaydı ama yine de seviyorum onu. Gücü olsun, Krallığına bağlılığı olsun... Her şeyiyle mükemmel bir lord. Yıkılmış krallığın direnen ruhu, Su Krallığı'nın ihanete uğrayan lordu. Hâlâ direniyor. Ve hiçbir zaman yıkılmıyor. #158465195 Yeniden su lordu ve onun vârisiydik. #162455893 "Unuttun mu? Tek başına boğulmana izin vermeyeceğim. Şimdi git, git ve saklan. Seni bulurlarsa her şeyi kaybederiz. Seni bulurlarsa Su Krallığı'nı yok ederler." "Gidersem seni öldürürler, sonra yine benim peşime düşerler. Birlikte kalalım!" "Buna izin vermeyeceğim. Önceki savaşta seni kurtaramadım. Bu defa kurtaracağım. Kurtaracağım ve yeniden geldiğinde hak ettiğin bir krallığın vârisi olacaksın." "Ne zaman!" "Bir gün yeniden döneceksin. Her zaman yeniden döneriz." "Arın..." #162457357 Biraz da Darenova çiftinden mi bahsetsek? "Pervane böcekleri... Yusufçuk kuşları... Ateş Sarayı'nda duyduğum kanat sesleri onlara aitti, değil mi?" "Onlara aitti benim zeki kızım." "Bu ne anlama geliyor?" "Pervane böcekleri, gecenin kelebekleri ateşte uçarlar. Bir mum ışığının etrafında dönüp dolaşırlar. O mum alevine öyle bağlanırlar ki her dönemeçte biraz daha yaklaşırlar... Yanacaklarını bilseler de aleve olan sevgileri daha ağır basar, sonunda alevlere sarılmak için koşarlar. Koşarlar ve yanarlar. Bu Ateş Krallığı için ikiz alevini temsil eder. Ve sadece ikiz alevi olanlar duyabilir onların sesini." #162453182 Umarım yazar 3. kitapta bu çifti çok romantik bir şekilde yazar çünkü buna çok ihtiyacım var... (Nagila ne kadar "Ben romantik yazamıyorum arkadaşlar!" dese de çok istiyorum) "Yanımda olduğundan emin olmalıydım. Gittiğini sandım." Çenesini başımın üzerine yaslayıp belimi sıkıca sardı. "Benim deli kızım," dedi. "Her zaman bekleyeceğim." #162451844 "Âşık mı olacağım ben sana?" "Mecbur değilsin," "Aklımda tutarım." #162453418 İncelememi buraya kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. Umarım faydalı olmuştur sizin için. İncelememi beğenip tekrar paylaşırsanız çok mutlu olurum. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki incelemelerde görüşürüz. Hoşça kalın.
kamera
N. G. Kabal
kamera
Krallar ve Soytarıları
yildiz
9.6/10 · 1.487 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;