Vesile

GÜLCE Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun kenarındayım Hızır Civan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil Gülce beyaz sihir Gülce ölümcül naz
Reklam
Hayatın içindeki belirsizliği kabul ettikçe mutluluğun kapısı açılır. |Kemal Sayar
Öğretmenlik bir gönül işi, gönülleri tutuşturan sevdan ateşidir. Bu ateş gönüllere kendiliğinden düşmez. Onu gönlümüze salan ve bizi bu şerefli meslekle "ayrıcalıklı" kılan Biri [Allah] var..." (Prof. Dr. Yaşar Kandemir)
Çocuklar Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan Olmadık anda bırakılırlar Sonra Nice sonra Hatta bazen karanlıklarına uzanırlarken kadar sonra Üzerinde gözyaşı izleri Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları Mahzun ayrılır Ancak görünür güzel dişleri Ve 'kuşlar da kaderle uçarlar' |Cahit Zarifoğlu
Şifa veren, seni erişkin hayatına yaralı bir ceylan olarak saldıysa, bu diğer yaralanmışları daha iyi anlaman içindir. Onları iyileştir, onlarla iyileş... |Kemal Sayar
Reklam