İnsanlar , kök saldıkları yerle özdeşirler; sanki toprağa bu şekilde kök salmadan bir yaşam, yalnızca bir taklitten , önemsiz bir varoluştan ibarettir.
Yetişkin olmak, daima bir maskenin ardında kalmaktır.Gerçek anlamda olgulaşmış insan, başladığı yere ,yani çocuğa geri döner. Çünkü tüm hakikatimiz yalnızca o çocukta saklıdır; zira tüm hakikatimiz , yalnızlıkta , terk edilmişlikte , yitirilen hayallerde , dünyanın tamamından beklediğimiz çocukça ilgide gizlidir. Bilge , büyük siyasetçi, sıradan insan ve herkes olmak burada başlar . Yaşam boyu daha sonra yapılan her şey, o çocukla sürdürülen kesintisiz bir iç diyaloğun devamıdır……