Berfin

Bütün dünyaya ve tabii kendime de, öyle bir tekme atmak istiyordum ki her şey, bu arada ben de, güzel, canlı, namuslu bir hayat başlatmak üzere, birbirini seven insanların neşe dolu, coşku dolu danslarıyla, çılgınca dönmeye başlayalım...
Maksim Gorki
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Acı benim acım, neşemse çalıntıydı!
Sayfa 432·Kitabı okudu
Maksim Gorki
Yaşıyorsun, yaşıyorsun, tam kırk yıl yaşadım, karım var, çocuklarım var, ama konuşabileceğim tek kişi yok! Zaman oluyor, içim dışıma çıkıyor, birileriyle iki çift laf etmek istiyorum, ama ara ki tek kişi bulasın! Karımla konuşayım desem, sözlerimi anlamaz... Hem, onun çocukları var... ev işleri, kendi işleri var! Ruhu, ruhuma yabancı. Malum, ilk çocuk doğana kadar karın, dostundur. Öte yandan, benim karım, genel olarak da... canım sen kendin de görüp duruyorsun işte.. Ondan bir şey çıkmaz... cansız bir et yığını diyeyim, sen anla! Kahretsin! Sıkılıyorum, kardeş, dehşetli sıkılıyorum.
Maksim Gorki
Ona da kendime de acıyordum. Bu ağır, kocaman ve yapayalnız adamın hamalları itekleyerek gemiye dönüşünü izlerken böğürürcesine ağlamamak için kendimi güç tuttum...
Maksim Gorki
--Duygu diye bir şey yok bu oğlanda, kimseyi sevmiyor... İçime işlemişti bu sözleri. Beni cezalandırdığında anneme hep acırdım; zor duruma düşerdi çünkü. Cezaları ne adil olurdu ne de suça uygun. Dünyada insanı yaralayan ne çok şey vardı! Örneğin şu duvarın dışındaki tipler! Gece vakti mezarlıkta, şu tabutun üzerinde korktuğumu çok iyi bilmelerine karşın beni daha da korkutmaya çalışıyorlardı! İyi ama niçin? -Şeytanlar götürsün hepinizi! -diye bağırmak geliyordu içimden onlara. Ama bu tehlikeliydi; kim bilir şeytanın tepkisi ne olurdu buna? Kesin yakınlarda bir yerlerdeydi.
Maksim Gorki