Öykünme ve alışkanlıkların neredeyse bütün insan eylemlerinin kaynağıdır. Bunun nedeni de insanların düşünmenin her türüne ve ürküntüye, kendi yargılarına karşı duydukları o hayli derin güvensizliğe mücadele vermeleridir. Aynı zamanda insandaki bu hayli güçlü öykünme içgüdüsü, onun, maymunlarla olan akrabalığının da bir kanıtıdır.
Dolayısıyla dünya, sadece galibiyet ile mağlubiyetin hak ettikleri ödülleri gelecekteki bir dünyada alacakları bir savaş alanı değildir. Hayır! Dünyanın kendisi bizzat bir son mahkemedir. Her insan, oraya, hak ettiği ödül ve utançları beraberinde getirir...
Dolayısıyla lüks denilen şey var olduğu sürece, adı ister yoksulluk isterse kölelik olsun diğer yanda da aşırı iş yükü ve sefalet olacaktır. Bu ikisi arasındaki temel fark ise köleliğin kökenini şiddetten yoksulluğun ise zanaatten alıyor oluşudur.
Now hatred is by fa rthe longest pleasure. Men love in haste but they detest at leisure
Şimdi nefret bütün zevklerin açık ara en büyüğüdür. İnsanlar, acele ile sever fakat boş zamanlarında nefret eder