Ne mi konuşuyoruz şu anda? Ne konuştuğumuz değil, nasıl yaşadığımız önemli. Gerçek, normalden biraz fazlasına sahip olduğumuzda bile yeterliliğini unutarak derin bir talihsizlik kuyusuna dönüyor oluşumumuz. Huzursuz değiliz aslında ya da ben değilim. Çok değilim. Belki de mutluluğun keskin kollarını o kadar çok seviyorum ki huzura yabancıyım. Az çok da iyi anlayamayacağını düşünürken.