Sıradan fâniler yaşamın sırrına erebilmek için beklemek zorunda kalırken, seçilmuş bir avuç azınlük daha perde kalkmadan bu sırra vâkıf olabiliyordu. Bu, çoğu zaman sanatın, özellikle de edebiyatın etkisiyle mümkün olabiliyordu çünkü sanat da, edebiyat da arzular ve zihinle ilişkiliydi.