SPOİLER İÇERİR!
İki şehrin hikayesi...
Şuana kadar okuduğum kitaplar arasında Fransız devriminin en iyi işlendiği kitaptı diyebilirim. Zaman akışı kafamı kimi zaman karıştırsa da kitap bitince her şey birleşmiş oluyor. Okuduğum birçok kitapta karakterler veya son hakkında isabetli tahminler yapıyorum fakat bu kitapta devamlı ortaya çıkan sırlar sebebiyle pek başarılı olduğumu söyleyemem. Dil son derece akıcıydı, bir yandan kitabı hemen bitirip her şeyi öğrenmek isterken diğer yandan hiç bitmemesini diledim. Sonuç olarak üç günümü aldı.
Kitaba geçelim...
Tellson bankasının temsilcisi olan Mr. Lorry ile doktorun kızı Lucie Manette'nin buluşup Paris'e -Defarge'ların meyhanesine- gidip Doktor Manette'yi görmeleriyle olaylar silsilesi başlar. Doktor 18 yıl hapishanede kaldığından ötürü delirmiş, ışıksız tavan arasında daha önce hiç yapmadığı bir iş olan kunduracılığa başlamıştır. Kızını görene kadar hiçbir şey anımsamamış, yıllardır peçetesinde sakladığı saç telinden Lucie'nin onun kızı olduğunu anlamıştır. Kızıyla beraber İngiltere'ye döndükten sonra kendine gelir.
-elbette kitap özeti yazmayacağım-
Lucie zaman içinde Darney'e aşık olur ve evlenirler. Onların balayında şehirden uzaklaşması üzerine Doktor tekrar delirecek gibi olduğunda yanında yalnızca eski dostu Lorry ve Miss Pross vardır. Kitabın bu bölümünde oldukça hüzünlendiğimi söylemeliyim.
Aradan yine upuzun bir zaman geçer...
Mr. Darney aldığı mektupla bir iş için Fransa'ya gitmeye karar verir ama işlerini halletmek bir yana dursun, toprağa ayak bastığı anda aristokrat olduğu gerekçesiyle tutuklanır. Haber İngiltere'ye geç ulaşır, oradakiler toplanıp gelirler, Doktor daha önce Bastille'de 18 yıl kaldığı için topluma nüfuzu yüksek bir adamdır. Terör Paris'te egemenlik kurmuştur. İhtilalciler Doktor'a saygılıdır