Berrin balta

Seneler geçti, sevgili Manuel Valadares. Bugün kırk sekiz yaşındayım ve bazen kendimi hasrete öyle kaptırıyorum ki hala çocuk olduğumu zannediyorum. Her an ortaya çıkıp bana sinema yıldızı kartları ya da misketler getireceksin sanki. Hayatın şefkatli yanını bana sen öğrettin, sevgili Portuga. Bugün çocuklara misketler ve kartlar dağıtmaya çalışan benim, çünkü şefkat olmayınca hayatım pek değeri kalmıyor. Şefkat göstermek beni bazen mutlu ediyor, bezense yanıltıyor, ki bu ikincisi daha sık oluyor. O günlerde, yani beraber geçirdiğimiz günlerde, henüz hiç duymamıştım, uzun yıllar önce bir Budala Prens’in gözlerinde yaşlarla bir sunağın önünde diz çöküp ikonlara sorduğu şu soruyu: “ KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA HER ŞEYİ NEDEN ANLATMAK GEREK?” “ Hakikaten de Portuga, bana her şeyi çok erken anlattılar. Hoşça kal!
Sayfa 183 - can yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir şeylere inanmaya hazır olmadıkça her şeye baştan başlamak zordu…
Sayfa 179 - can yayınları·Kitabı okudu
Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczaneden dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür tarafa dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Sayfa 169 - can yayınları·Kitabı okudu
Şefkatle Minguinho’ya baktım. Şefkatin ne olduğunu keşfettiğimden beri sevdiğim her şeyi şefkate boğuyordum.
Sayfa 159 - can yayınları·Kitabı okudu
“ Borcum ne Zeze?” “ İki yüz kuruş.” “ Niye o kadar az? Herkes dört yüze boyuyor.” “ Bir gün iyi bir boyacı olursam o kadar isterim. Henüz olmaz.”
Sayfa 52 - can yayınları·Kitabı okudu