İnsanı anlamak büyük bir meziyet lakin gözlemlerini kelimelere dökebilmek ise apayrı bir yetenek.
Ezgi, Kartela kitabından öncede kalemine aşina olduğum çok sevdiğim bir yazar. Gel gör ki, uzun yıllar yazım serüveninin yakın takipçisi olmama rağmen Rüzgâr Koridoru beni hem heyecanlandırdı hem şaşırttı. Heyecanlandırdı kaleminden emin olduğum bir yazarın hayal gücünü okuyacaktım. Evet, neyle karşılaşacağımı çok iyi biliyordum, lakin bu güzel birkaç saat geçireceğimin garantisi olduğu için kitabın başına oturmak heyecan vericiydi. Beklenmedikti çünkü birbirini tanımayan ya da sadece aşina olan insanların dar bir mekânda geçirdikleri birkaç saatin sonunda yazarın okuyucuya ulaşabilmesi ve bunu tutarlı bir kurgu içerisinde yapabilmesi büyük bir başarıydı.
Ezgi, toplum olarak yaralarımıza kayıtsız kalamadığını ve çok iyi bir gözlemci olduğunu bunu aktarırken kelimelerle karakterleri resmedebildiği bir kez daha kanıtlıyor.
Kitap için yapabileceğim tek olumsuz eleştiri, kitabı yayına hazırlayan editörün gözünden kaçan ufak tefek yazım hatalarının fazla olmasıydı.
Hem kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz hayatları okumak hem de gerçekten lezzetli cümlelerin arasında kaybolmak istiyorsanız kahvenizi ya da çayınızı yanınıza alıp bu kitabı için kendinize vakit ayırın.
Rüzgar Koridoru
"Annesini yitiren ilk ve tek canlıydı, geri kalanlar ne bilirdi. Kayıpların öznelliğine kapıldıkça yaşamının rotasını yitiren adam, koridordaki cüssesi ve sessizliğiyle bir şekilde etrafındakileri içine çeken bir kara deliği andırıyordu."
Sayfa 13 - Fikri'nin ince düşüncelerinden...·Kitabı okudu