Her sabah hayat hikâyenizde boş ve temiz yeni bir sayfa açılırdı ve o hikâye bambaşka
ilerleyebilirdi. Mutlu veya üzgün, kasvetli veya coşkulu, huysuz veya dingin olmak...
Her gün size sunulan bir tercihti aslında. Sadece doğru tercih yapmanız gerekliydi.
Bedeninizde açılan yaraların iyileşmesi için zaman gereklidir ama ruhunuzda açılan yaralara bir ömür verseniz de geçmez. Zayıfsanız, bu acılardan kurtulmak için ölmeyi dilersiniz. Bir tohumun can bulduğu, yeşerdiği toprağa sığamayacağınızı bile bile yok olmak istersiniz. Daha zayıfsanız ölmek için herşeyi yaparsınız. Yeter ki adınız, karıştığı zihinlerden bir an önce silinsin ama güçlüyseniz bu acılara inat, her şeye, herkese inat yaşamayı istersiniz. Hayatta önemli olan şey, bu değil mi zaten?