az önce kitapta şöyle bir cümle okudum: "susmanın bir ifade biçimi olduğunu savunmuyorum. ben sadece anlatmayı denemekten vazgeçtim." o kadar haklı bir kırgınlık ki bu, yaşayan bilir.
Schopenhauer en büyük ıstıraplarından birini şöyle dile getiriyor; “Ne zaman birisiyle arkadaş olmaya çalışsam yalnızca perişan bedbahtlar, sınırlı zekaya sahip kişiler, kötü kalpler ve kötüye eğilimlileri buldum.” Ne kadar tanıdık öyle değil mi?