Filistin, İslam dünyası için cami avlusunda bulunmuş bir bebek gibi adeta. Tamamen terk edilemiyor, ama eve alınıp öz evlat gibi de bakılamıyor. Belli zamanlarda dile dolanan, hamasi nutukların içinde adı bol bol geçen, ancak bir türlü rekabet ve düşmanlıklara meze olmaktan kurtulamayan bir konu Filistin.
Kudüs'ün ruhuna karşı duyarsızlık noktasında Haçlıları bile geride bırakan militan Siyonizm, bu muazzam şehrin tarihsel serüveninde minik bir çentikten fazlası da olmayacak.
Bölgeye dışarıdan gelen siyonistler, Kudüs'ün ruhuna yabancıydı. Onun ne kuruluşuna ve gelişimine emek vermişlerdi ne de önceki dönemlerine şahittiler. Ortaya koydukları kaba siyasi hedef, Kudüs'ü siyonizmin idealleri uğruna eğip bükmek, bölüp parçalamaktı. Oysa bu narin ve muhteşem şehrin kendine has bir dokusu ve yapısı olduğundan habersizdiler.