Batı düşünecek, biz de hemen onu alacağız, kullanacağız. O da, biz daha mevcudu aktarmadan artık geliştiğine ve değiştiğine göre, yetişememekten gelen bir düşünce hafakanı içine yuvarlanmamız işten bile olmuyor.
Şahsiyetli yerli kültürün gelişimi şeklinde olan normal düşünme durup yerini aktarılanın gelişmesi şeklinde görülen yalancı, yabancı ve sahte bir düşünme, yani düşünme taklidi alınca, ideolojiler, hakikat hakkındaki teoriler, kültür değişme ve seçimleri, hep, moda kurallarına uyar.
Osmanlı Devleti zayıfladıkça, Batılılar içimize girmiş, İslâma olan inanç ve güvenimizi yıkmışlardır. Bu güven ve inanç çözüldükçe biz de bütün kurtuluşu batılılaşmakta görmeye başlamışız. Böylece artan, kökleşen bir kültür emperyalizminin, otokolonizasyonunun kurbanı olmuşuz.
İslâmın Dirilişi deyimiyle şüphe yok ki, İslâm halklarının dirilişini söylemek istiyoruz. Yoksa İslâm prensiplerinin değil. Çünkü: İslâm prensipleri hiçbir zaman ölmemiştir ve ölmez, her zaman için dipdiridir, ezeli ve ebedidir.