Bana bakışında daha önce hiç görmediğim bir şey vardı. Gözlerime beni anlamış ya da her şeyi çözmüşçesine bakıyordu ama anlayışlı olmaya çalışan, zorlama bir bakış değildi bu. Alışılmadık bir bilgelikle içimi okuyor gibiydi. Benden büyük bir özenle gizlenen tüm yanıtlar ona sanki bir anda, büyük bir cömertlikle bahşedilmişti. Birden konuşmaya başlamasını, bana beni anlatmasını, bana kendini anlatmasını, bir hayata sahip olmaya nereden ve nasıl başlamak gerektiğini bir bir saymasını nasıl isterdim.