*Ölümü çok hatırla. Geçmiş günahlarından dolayı çok istiğfar et ve ömrünün kalanı için Allah’tan selamet iste.*
Süfyân es-Sevrî
استغفر الله وأتوب إليه
استغفر الله وأتوب إليه
_Hz. Aişe Annemiz anlatıyor:_
Bir gün Rasulullah’ı ﷺ neşeli gördüm ve:
_"Yâ Rasûlallâh, bana dua eder misin?"_ dedim.
Rasulullah ﷺ şöyle dua etti:
*"Allah'ım! Aişe'nin geçmiş, gelecek, gizli ve açık bütün günahlarını affet."*
_Bu duaya o kadar sevindim ki kendimden geçer gibi oldum._
_Rasulullah ﷺ gülümseyerek:_
"Duam çok mu hoşuna gitti?" buyurdu.
"Senin duan nasıl hoşuma gitmez ki!" dedim.
_Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu:_
```"Vallahi bu dua, ümmetim için her namazda yaptığım duadır.."```
قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:
«لَيْسَ الشَّدِيدُ بِالصُّرَعَةِ، إِنَّمَا الشَّدِيدُ الَّذِي يَمْلِكُ نَفْسَهُ عِنْدَ الْغَضَبِ
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Güçlü (gerçek pehlivan), insanları yere seren kimse değildir. Asıl güçlü olan, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olandır.”
(Muttefekun aleyhi)
Nebî ﷺ şöyle buyurdu:
“Cennet ehli cennete, cehennem ehli de cehenneme girdikten sonra bir münâdî şöyle seslenir:
‘Ey cennet ehli! Sizin için Allah katında yerine getirilecek bir vaad vardır.’
Onlar:
‘Mizanlarımız ağır gelmedi mi? Yüzlerimiz ağartılmadı mı? Bizi cennete koyup ateşten kurtarmadı mı?’ derler.
Bunun üzerine Allah onlara tecelli eder ve onlar O'na bakarlar.
Allah Teâlâ, cennette onlara verdiği hiçbir nimeti, Kendisine bakmaktan daha sevgili ve daha değerli kılmamıştır.”
(Sahihu'l Müslim)