Taht Uğruna’yı az önce bitirdim. İlk 40–50 sayfa tamamen giriş gibi, pek bir şey vadetmiyor ama sonlara doğru tempo bayağı yükseliyor. Anlatımda genel olarak sıkıntılar mevcut. Karakterler inanılmaz sivri anlatılmış. En barizi Kral Henry… Aşırı itici, cimri, kurnaz bir karakter çizmişler. Stratejik zekası elbette vardır ama abartıldığı kadar değil. Tarih bilgimle fikrimi belirtemem gerekirse, adamın yükselişinde şans faktörü çok daha baskın.
Üslup ve çeviri de ayrı bir mesele. Metnin bu kadar yavan, yer yer anakronik hissettirmesi çeviriden mi, yoksa yazarın kendi tarzından mı bilmiyorum. Ayrıca yazım ve anlam hataları da sık sık gözüme çarptı.
Buna rağmen hoşuma giden bir detay vardı: Katharine’in sonunda mutluluğa ulaşması. En azında en makul ve kendisi için uygun gördüğü hayatı yaşadı. 🩷