Bu, fazla düşünen bir zihnin sessiz yorgunluğu... Susmayan düşünceler, hiç dinmeyen bir iç ses. Nereye gidersem gideyim peşimi bırakmıyor. Mekânlar değişiyor, insanlar değişiyor, zaman akıp gidiyor; ama içimde taşıdığım o ağırlık hep aynı kalıyor.
Sanki hayat durmadan ilerliyor da ben olduğum yerde kalmışım gibi. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken ben yalnızca izliyorum. Ne geçmişe dönebiliyorum ne de geleceğe yürüyebiliyorum. Arada kalmış bir zamanın içinde, kendi sessizliğimle baş başa duruyorum.