Dört bir yandan sarmıştı mermi uçları
Daha on yedisin de nefesini yeni yeni alırken
Hayat ağacından yeşirirken umutları
Dört bir yandan sarmıştı mermi uçlarıGözleri Alev'di
su ile temas etse suyu yakardı.
Özgürlük için bedeni ne ki
Ruhunu feda etmişti.
Yüreğin de;
Devrim vardı,
Umut vardı,
Düşler vardı
Halkı vardı.
Gökyüzün de gökkuşakları ile dans edecekti uçurtmalar.
Onlar uçtukca, çocukların gülüşlerinin ümitleri vardı.
Hayali vardı;
Dağların en yücelerin de
Kızıl bayrağın altın da
Demli bir çayın tadın da
Öpecekti yarinin en Namehrem bildiği alnından.
Bildiği Tüm marşları söyleyip
Halaya duracaktı Yoldaşları ile.
Belki de Bir dengbejin suyun da yıkanacak,
Anasının en Kutsal bildiği ellerini yüzüne sürecekti.
Umutları vardı
Hayalleri vardı
Daha yeşerecek dalları vardı...
Dört bir yandan sarmıştı mermi uçları
Yenilmedi, pes etmedi.
Yoldaşlarını anımsadı,
teslim olmadı.