Kaldık yine baş başa,
sen kendine bile güvenmezken.
Ağlamaktan sesi kısılmış bir çocuk gibisin;
sokağın en ıssız köşesine sinmiş,
kimselerin seni böyle görmesine dayanamaz hâlde.
Zaten tonlarca toprak atmıştın hislerine.
Nice çiçekler öldürdün içinde.
Tomurcukların baharı görür müydü hiç?
En hafif ayazda bile soluyor her şeyin.
Yüreğin, tamamlanamamış bir evren şimdi;
bir çocuğun rüyası gibi yetişkin olamamış.
Yıldızların mı azaldı gökyüzünde,
yoksa güneşin mi tutuldu?
Artık gezegenler dönmüyor etrafında,
dönse de ısısı yok—
güneşinin bir önemi kaldı mı ki?
Senin huzurun hep sessizlikti;
tek başına mutluydun aslında.
Neden yükselttin sesini?
Işığın uzay boşluğuna yayılır mı sandın
bunca karanlığın içinde?
Şimdi için bomboş,
koca bir evren gibi.
Doldur da doldurabilirsen
bu devasa boşluğu.