Üç çeşit bilgiden bahsetmiştim; duyuların bilgisi, anlam çıkarılan bilgi ve kalbin bilgisi. Allah, kendi başınıza öğrenemeyeceğinizi öğretti. Duyuların bilgisini kendiniz öğrenebilirsiniz. Anlam çıkarılan bilgiyi mantığınızı kullanarak geliştirebilirsiniz. Ama Rasulullah’ın (sas) kalbine vahyolunan bilgiyi hiçbir şekilde bilemezdiniz. Allah, insana bilmediğini öğretti diyor. Bu, vahye işaret ediyor. Bu vahyin ilk öğrencisi Rasulullah’dı (sas) ve sonrasında onu insanlığa ileten öğretmendi.
Tin suresinde, Allah ‘Biz insanı yarattık’ dedi. Birinci şahsı kullandı ki bu yakınlık ifade ediyor. Çünkü o surede, Allah insanı en güzel biçimde yarattığından bahsediyordu.
Alak suresinde, Allah ‘O, insanı yarattı’ diyor. Üçüncü şahsı kullanıyor. Bu ise uzaklık ifade ediyor. Allah, bu surede kendini insandan uzakta tutuyor çünkü bu surede, Allah insanın düşük başlangıcından ve insanların O’na ve Rasul’üne karşı nasıl isyan ettiklerinden bahsediyor.
Utandırıcı bir şey yaptınız ve bu kaydedildi, anneniz de bunu izliyor. Ne kadar mahcup olurdunuz! Yaptığınız şey her neyse sevdiğiniz biri gördüğü için yapmayı bırakırdınız. Birisi Allah’a karşı olan sevgisini geliştirirse, fark eder ki, yaptığım bu küçük düşürücü şeyi Allah izliyor. Bu utanma algısını geliştirir. Allah izliyorken bunu nasıl yapabilirim! Anne babanız, eşiniz, kardeşleriniz, insanlar sizi izlerken belli şeyleri yapmayacağınız gibi Allah izlerken de yapmazsınız.