Giriş Yap
Nisa D
@Bikoala
alıntılarım, derin ve kimsesiz kuyularımın tuğlaları
Sabitlenmiş gönderi
Sevdiğim pek az kimse var, beğendiklerim ise daha az. Dünyayı daha iyi tanıdıkça, hoşnutsuzluğum artıyor ve her geçen gün, insan karakterinin kararsızlığına ve insanların görünüşlerine ne kadar az bel bağlanabileceğine olan inancımı doğruluyor
Sizlerinin şimdi samimi olduğuna inanıyorum; fakat çok defa bu gibi ani kararlar kısa ömürlüdürler ve hafızamızda yaşadıkları sürece kalıcı olurlar. Bunlar şiddetle doğarlar, fakat cılızdırlar. Olmamış yemişler gibi ağaçta kalırlar, fakat olur olmaz ağaç silkinmeden yere düşerler. Kendimize karşı borçlu olduğumuz şeyleri unutmak mukadderdir. İhtiras içinde aldığımız bir karar, ihtiras geçince unutulur. Fazla şiddet hem istirap ve saadeti, hem de bunların bizde doğurdukları kararlanı imha eder. Sevinci taşkın olanın acısı da o derece matemli olur. Dünya ebedi değil- dir. Aşkımızın da talihimiz gibi değişmesine hayret etmeyelim; çünkü muhabbeti talih mi doğurur, yoksa talih muhabbetten mi karşısında bir düşman bulur. Şimdi sözü başladığım noktaya getiriyorum. Arzularımızla mukadderatımız daima alt üst olurlar. doğar, bu henüz ispat edilmemiş bir meseledir. Dikkat ederseniz, büyük adam mevkiden düşer düşmez, sevgilisi tarafından da terk edilir. Düşenin dostu olmaz. Şimdiye kadar muhabbetin talih ile beraber yürüdüğünü gördük. Var mı pulun, olurlar kulun! Vefasız dostu denemek isteyen, ondan yardım istesin, anında Fikirlerimiz bizimdir: fakat vardıkları sonuca hakim olamayız. Şimdi sen ikinci defa evlenmeyeceğini sanıyorsun; fakat bu düşüncelerin birinci kocanla beraber ölebilir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
OYUNCU KRALİÇE Aşkımız sona ermeden, güneş ve ay dünyayı bir o kadar daha do lanır umarım. Fakat heyhat! Son zamanlarda o kadar kederli siniz ve o kadar değiştiniz ki, sizin için endişe ediyorum; faka bu merakım sizi üzmesin efendimiz; çünkü kadınların merak muhabbetlerinin büyüklüğüyle doğru orantılıdır. Bu, ya bir şey ifade etmez ya da aşırılığa kaçar. Şimdiye kadar size aşkımın derecesini ispat etmiş bulunuyorum; bugünkü endişem bu aşkın büyüklüğüne uygundur. Aşkın büyük olduğu yerde en küçük endişeler birer korku gibidir. Büyük aşk, yalnız küçük korkuların büyük göründükleri yerde vardır. OYUNCU KRAL Çok yakında senden ayrılmak zorundayım sevgilim. Kuvvetimi kaybediyor, halsiz kalıyorum. Sen benden sonra bu güzel dün yada şerefle, muhabbetle yaşayacaksın. Belki de benim kadar müşfik bir koca...
HAMLET Eger hem iffetli, hem de güzelseniz, iffetinizle güzelliginiz birleşemez. OPHELIA Güzellik iffetten daha iyi bir şeyle birleşebilir mi efendimiz? HAMLET Evet, doğru; iffet güzelliği kendine mal etmeden güzellik, iffet aşüftelige mal eder. Bu, zamanla aka kara demek gibi bir şeydi, fakat işin gerçeğini zaman ispat etti. Ben sizi vaktiyle severdim. OPHELIA Hakikat, beni de inandırmıştınız efendimiz. HAMLET İnanmamalıydınız; çünkü ne kadar faziletli olursak olalım, kötü hislerimizden bir şey kalır yine. Sizi sevmiyordum. OPHELIA O halde daha fazla aldanmışım.
"Olmak ya da yok olmak... İşte asıl mesele bu... Acaba zalim lelegin okuna, taşına göğüs germek mi, yoksa bu mihnet deryasına karşı koyarak hepsine son vermek mi daha asil bir hareket olur? Ölmek: Uyumak... Hepsi bu kadar... Ve bir uykuyla bütün kalp ağrılarını, vücudun yakındığı bin bir tabii derdi dindirebilmek. İşte varlığımızın özlediği netice! Ölmek: Uyumak, uyumak! Belki bir rüya görmek... Ah, işte güçlük burada! Çünkü ruhumuz bu fani kalıptan sıyrılıp ölüm uykusuna daldığı an, nasıl bir rüya göreceğimizi kim bilir? İşte bizi düşündüren ve uzun ömür fela- ketine katlandıran bu. Yoksa kim, bir yalın hançerle hayata son vermek varken, zamanın darbelerine ve hor görmesine, zalimin zulmüne, mağrurun küstahlığına, reddedilmiş aşkın sızılarına, adaletin sürüncemesine, mevki sahiplerinin hakaretine, liyakat ehlinin liyakatsizler tarafından aşağılanmasına katlanır? Kim bu yüklere tahammül eder? Eğer o keşfedilmemiş, o sınırlarından hiçbir seyyahın geri dönmediği âlem, o ölümden sonraki şeyin dehşeti irademizi şaşırtmasa, ömrün meşakkatleri altında terler, inler miyiz? Bütün bunlar bize, bilmediğimiz fenalıklara atılmak- tansa, içinde bulunduklarımıza katlanmayı hoş gösteriyor. İşte hepimizi korkak yapan, bu şuurumuzdur ve işte bu endişeler, azim ve kararımızı solduruyor, tüketiyor; yüksek girişimler, bu sebepten dolayı, yönlerini değiştiriyor, faaliyet özelliklerini kaybediyorlar.
Seni unutmak mı? Ey zavallı ruh! Hafıza denilen şey, bu mecnun kafada kaldığı müddetçe seni unutmam. Seni unutmak mi! Gençlik ve gözlemin hafıza defterine kaydettirdiği bütün önemsiz şeyleri, kitaplardaki sözleri, bütün şekilleri, geçmişteki bütün izlenimleri sileceğim. Beynimin kitabına hiçbir adi mad- de karıştırmadan yalnız senin emrini yaşatacağım.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
54
539 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14