Haklısın. Ruhumun içinde usulca büyüyen başka bir ruh var; ben ona mukavemet göstermedikçe etrafında dönmeye başlıyorum, tıpkı senin gibi. Bir olmalıyız. Belki birbirimize çarparak durabiliriz.
Gitdin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile
Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdır sensiz
Mey-i zehrâb-ı sitem sâgâr-ı gerdânı bile
Bağa sensiz bakamam çeşmîme âteş görünür
Gül-i handânı değil serv-i hırâmânı bile
Sineden derd ile bir âh edeyin kim dönsün
Aksine çarh-ı felek mihr-i dırahşanı bile
Hâr-i firkatinle Neşâtî-i hazînin vâ-hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldu giribânı bile
-İpek böceği sana aşık oldum ben.
Neden daha önce söylemedin?
-İbadetin gizlisi makbuldür.
Nasıl bir şey aşk?
-Aşk, seni bir taş yapıp kuyuya atan kuvvet. Ne kuyunun dibini biliyosun ne de neden oraya atıldığını. Bildiğin tek şey uçsuz bucaksız bir karanlığın içinde nereye çarpacağını bilmeden, son sürat düşüyor olduğun.