Gideceği yolları seçebilen insanın elinden bir gün bu hakkı alınır ve üzerinde “Tercihli yol” yazan tabela yerini bir başka tabelaya bırakır. “Mecburi istikamet”
Altından külçenin mum gibi eriyip aktığı o an, bütün yoksulluğuyla sarsılır yolcu.
Şairin “ yol ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben / Daha az katedilmiş olanı seçtim.” Mısraları har vurup harman savrulan bir mirası külleri gibi havaya saçılır.
Ayakları olduğu halde durmanın,dudakları olduğu halde susmanın basıncıyla kaskatı kesilir insan ve kıpırdayabilmek için mecburi istikamet bildirecek sesi bekler. Binlerce yolun elenip iki yolun kaldığı bu finalden kaçabilmek için bir taş ya da bir bitki olmaya razı olur, yeter ki bu ânı yaşamasın.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖