Sonra Tanya, seni yalnızlaştıran, seni olgunlaştıran bu acıyı daha önceleri yaşamış biri çıkıverir karşına. Senden çok önceleri o yoldan geçtiği için bilir nasıl yürüneceğini ,incitmeden elinden tutuverir. Ruhuna ihtimamla dokunur,sihirli bir merhem gibi sunar sana şefkati. Ağır ağır tesir eder bu merhem ama muhakkak tesir eder
Ve sevgili kızım, yarana tuz basmak için pusuda bekleyen onca insan varken bu hiç kolay olmaz. Bilerek isteyerek kalbini kanatır ve bundan mutlu olur kimileri ve neyin seni acıtacağını bildikleri için en zayıf yerinden acımasızca zehirlerini akıtırlar.
Dünyada çektiği acıyı ifade edemeyen o kadar çok insan var ki Tanya; o insanların ellerinde ne gitarları, ne de bor reçeteleri olmadan öylece kavrulup dururlar. Ve bu çaresizlik yüzündendir ki, adına zaman dediğimiz ırmağın, bizi acılarımızdan uzaklaştırmasını yalnızca seyredip dururuz çoğu zaman.
İnsanların konuşarak anlaştığı koca bir yalandır çünkü. Konuşarak anlaşma dediğin şey işin o kadar az bir kısmıdır ki,olmasada olur diyeceğim hanı,ama yanlış anlayacaksın... İnsanlar,birbirlerinin kalplerinden geçenleri hissederek anlaşırlar. Yalnız, biraz emek isteyen bir şeydir bu.