Serhat Açıktepe

Serhat Açıktepe
@Bilgecandelidede
Aşk dünyadaki tutkuların en benciliydi. Üç Silahşor Alexandre Dumas
Sosyolog (Sosyoloji Yüksek Lisans) Tarih Bölümü
Üniversite
Mersin
10 Haziran 1995
950 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Üstad Karl Marx'ın güzel bir tespitinde 'Tarihte olaylar ilkinde tragedya, ikincisinde ise komedya olarak tekerrür eder' der. 19 yılda tragedyayı dibine kadar yaşayanlar burdan ötesini komedya olarak seyretmekteler. Üstad Marks'ın ruhu şad olsun, yattığı yer nurla dolsun...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadınlar , kötü yetiştirilmiş erkeklerin rehabilitasyon merkezi değildir.. Alıntı Hiçbir kadın da hiçbir erkeğin arka bahçesi değildir.. 🕊️🕊️🕊️
Güzel olan kadın kim
"DÜNYANIN EN ÇİRKİN KADINI YARIŞMASI'NDA BİR ANNE, MARY ANN WEBSTER" İngiltere'de yirminci yüzyılın başlangıç yıllarında 4 çocuk annesi Mary,sahnede diğer yarışmacıların arasındaydı. Kimi şişman, kimi bıyıklı, kimi de kısa boylu birçok kadın, büyük ödül olan parayı alabilmek için "Dünyanın en çirkin kadını yarışması"na katılmıştı. Mary tedirginlikle etrafına bakyordu. Salonu tıka basa dolduran seyirciler kahkahalarla sahnedeki kadınlara gülüyorlardı. Mary utandı. Mary başını öne eğdi. Tam kulise doğru bir adım atmıştı ki, evdeki aç çocukları gözünün önüne geldi. Bu yarışmadan alacağı para çok önemliydi. Kocası öldükten sonra bozulan düzenini başka türlü yoluna koyamazdı. Bağırtılara ve kahkahalara rağmen sahnede beklemeye devam etti. "Her şey çocuklarım için." dedi kendi kendine. Yanındaki bıyıklı kadın "Anlamadım, bir şey mi dedin?" diye sordu. Mary "Hiç" dedi "Hiçbir şey demedim." Mary gözlerini kapattı ve eski halini düşündü. Hastalanmadan önce ne de güzel bir kadındı. Bakan, bir daha dönüp bakardı. Ta ki yirmi dokuz yaşında Thomas Bevan'la evlendikten ve 4 çocuğu olduktan sonra başlayan migren, kas ve eklem ağrılarına kadar. Doktorlar önce neler olduğunu anlayamamamıştı. Sonra hastalığın "Akromegali" olduğu anlaşıldı. Bu hastalık Mary'in yüz şeklini de değiştirmiş, kadın tanınmayacak hale gelmişti. Ne yazık ki, Mary hastalığıyla boğuşurken, bir gün kocası da ansızın ölüvermiş ve Mary çocukları yalnız kalmıştı. Mary bunları düşünürken, birden alkışları duyup gözlerini açtı. Evet, Mary "Dünyanın en çirkin kadını" yarışmasının birincisi olmuştu. Mary ödülü aldığında gözlerinden bir çift yaş kalbine damladı. O artık çocukları için "Dünyanın en çirkin kadını"ydı. Görünüşünden dolayı hiçbir işe alınmayan Mary, o günden sonra sirklerde çalışmaya başladı. İnsanların
"Kendimi bırakmak, unutmak, uyumak istiyorum. Ama yapamıyorum bunu. Boğuluyorum. Varoluş her tarafımdan, gözlerimden, burnumdan, ağzımdan içeri dalıyor.." Bulantı, Jean Paul Sartre