Nazan Bekiroğlu’dan ilk okuduğum eserdi. Yazarın tarzını çok bilmediğim için ilk sayfalarda zorlandım ama bir süre sonra bu karmaşıklık hoşuma gitti. Acele etmeden tadını çıkararak okudum. İlk 300 sayfada Antik Roma’nın sosyal ve siyasal yapısından , bu sosyal yapıdan seçtiği kişiler ve onların çevresinden,Hıristiyanlığın Roma’daki durumundan bahsetmiş. Kitabı 360. sayfada bırakmaya niyetlenmiştim ama bırakmadım. 360. sayfadan sonra bilinen ve okurken tahmin edilen bir
hikayeyi anlatmaya başlıyor ve kitabı toparlıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
“Bir sikkenin iki yüzü vardır azatlım,”dedi senatör. “İkisi birbirinden ayrılmaz. Roma da böyledir.Sikkenin bir yüzünde tapınaklar, defne dalları, zenginlikler, öbür yüzünde ise kılıcını kaldırmış sezarlar yer alır. Çünkü arka yüzündeki sükuneti sağlayan ön yüzdeki kılıçtır.”
Bir mucize olsun istediğimiz zamanlarda, mucizenin olmasının verdiği keyif paha biçilemez olmalı. Bu kitaptaki karakterin hayatından bir kesit okurken de küçük mucizelere şahit oluyorsunuz.