-Anladım! Amerika'da, sırf derileri siyah diye insanları köle yapıyordu o zaman!
-Aynen öyle. Amerika'da yaşayan kölelik, dünyanın o güne kadar görmediği kadar ırkçı bir kölelikti. Beyaz derililer, siyah derilileri kendilerinin aşağı bir yaratık olarak görüyordu.
Açgözü saldırgan köpekler gibi Amerika kıtasına çıkan Beyazlar orada tutunabilmek için ekin ekmekli, tarlalar açmalıydılar. Bir sürü Avrupa'dan işsiz güçsüz ve çaresiz insanların götürdüler. Ancak bu yetmedi. Sonra zaten bir süredir sömürdükleri Afrika'da çok daha zengin bir kaynak keşfettiler.
-İnsanları
-Evet! Onları bir av hayvanı gibi avladılar. İnsanlıktan en uzak yöntemlerle köle gemiler ine doldurdular. Kabilelerinden, evlerinden, ailelerinden, sevdiklerinden koparıp aldılar.
-Şey! Peki kızılderililer vardı. Amerika kıtasının gerçek halkı! Onlara köle yapmadılar mı?
-Hayır! Amerikan yerleri kendi topraklarındaydılar. Ve asla köleleştirilmeyecek kadar özgürlüklerine düşkündüler. Savaşçı videoları, ölürler ama yine beyaz adamın kölesi olmazlardı. Ve beyazlar onların topraklarını ellerine alabilmek için öldürmeyi seçtiler. Koca bir kıta halkını milyonlarca insanı katlettiler. Afrikalılar ise, hiç bilmedikleri bu topraklara çok çaresizlerdi.
Charles Darwin gibi bilim adamlarının ortaya attığı evrim teorisi, bu sömürgen Beyaz bahçe illerin ekmeğine yağ sürdü. Çünkü afrikalıları, maymunlarla insanlar arasında kalmış ilkel yaratıklar olarak tanımlıyorlardu bu tür teoriler böyle vahşidiklerini bilimsel (!) Bir kılıf da bulmuş oldular.
Beyaz vahşiler, hayvanları bile yapılmayacak şeyleri siyahi insanlara yaptılar.
Çeşitli kabilelere mensup olanları öldürüp kafatasalarını Avrupa'daki bilim müzelerinde insan ile hayvan arasındaki ara formlar diye gösterdiler. Afrika'dan yakalayıp getirdikleri