Bilge

fakat bir şey onu tüm uyaranları kulak ardı etmeye zorluyordu sanki ve o da bu fikre teslim olmak için yanıp tutuşuyordu.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Orada, yamaçta üç ya da dört tane uzun boylu kara şekil duruyor, tepeden onlara bakıyordu. O kadar karaydılar ki, arkalarındaki derin gölge içindeki kara deliklere benziyorlardı.
1000Kitap
"Hiç kurtuluş yok mu yani?" dedi Frodo kapana kısılmış gibi etrafa bakınarak. "Kıpırdarsam beni görüp avlayacaklar! Durursam, onları kendime çekeceğim!"
1000Kitap
Ve her zaman için canlılardaki kanın kokusunu alır, hem arzular hem de nefret ederler. Görme ve koklamadan başka duyular da var, tabii. Biz onların varlığını hissedebiliyoruz daha buraya gelir gelmez, onları henüz görmeden içimiz daralmıştı; onlar bizim varlığımızı daha da şiddetle hisseder. Ayrıca," diye ekledi, sesi bir fısıltıya dönüşerek, "Yüzük onları çeker."
1000Kitap
Süvariler de insanları ve başka yaratıkları casus olarak kullanabilir, Bree'de de tanık olduğumuz gibi. Işık dünyasını bizim gibi göremezler, fakat bizim şekillerimiz zihinlerinde bir gölge bırakır ve ancak öğlen güneşi bozabilir bunu; karanlıkta ise bize meçhul olan birçok işaret ve şekli algılayabilirler: En çok o zaman korkmak gerekir onlardan.
1000Kitap