"Gerisi de vardı," dedi Sam, "hep Mordor'la ilgili. Ben o kısmı öğrenmedim, tüylerimi diken diken ediyordu. Bir gün yolumun o taraflara düşeceğini hiç düşünmezdim!"
"Gilgalad kim?" diye sordu Merry; fakat düşüncelere dalmış görünen Yolgezer'den cevap gelmedi. Aniden alçak bir ses şöyle mırıldanmaya başladı:
Gil-galad bir Elf Kralı 'ydı.
Ozanlar hüzünle söyler olanları:
son kraldı o, Dağ ve Deniz arasında,
hükmederdi adil ve özgür bir krallığa.
Uzundu kılıcı, mızrağı sivri,
uzaklardan seçilirdi parlayan miğferi;
sayısız yıldız, göklerin tarlasında
görünürdü gümüş kalkanının aynasında.
Ama ayrıldı gitti uzun zaman önce,
kimse bilmez şimdi nerede;
çünkü düştü yıldızı karanlıklara
gölgelerin hükmettiği Mordor'a.
Kuzey Krallığı'nın ilk günlerinde Fırtınatepesi'nde Amon Sül adını verdikleri muazzam bir gözcü kulesi inşa etmişlerdi. Çoktan yakılıp yıkılmış, geride yalnız tepenin başında kaba bir taç gibi duran yıkık dökük bir taş çember kalmış. Oysa vaktiyle başı göklerde, güzel bir kuleymiş. Elendil'in Son ittifak günlerinde Gilgalad'ın Batı'dan gelişini oradan gözlediği anlatılır.
Yol, hem yukarıdaki tepelerden, hem de batıdaki düzlükten bakıldığında mümkün olduğunca gözden uzak kalsın diye özenle seçilmiş gibi görünen kurnazca bir çizgi izlemekteydi.