Bilinmeyen Beyin

Bilinmeyen Beyin
@BilinmeyenBeyin
null
null
null
null
null
3 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Aç gözlerini. Kıyamet kıyâm olsun. Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi? Kıyam uyanmaksa, son dediğin o fazladan iki harf mi yani? Âh o iki harf.. Âh o yaramaz küçüldükçe büyüyen et. Ruhum Yaradanınsa sen al etimi. Etine şifâ et. Yeter ki uyan bu kan uykulardan. Uyan ki yaradana şahitlik et. Sevmedim bu denizi, tuzu derimi kavurdu geçti. Sevmedim bu karanlığı gözümün ferini aldı gitti. Sevmedim ben gitmeleri senden, sevmedim kaybetmeyi ben. Sevmedim bu vêdayı. Canımdan öte cân yanı başımdayken. Aç gözlerini, ziyadır göreceğin kamaştırır ama geçer.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Garanti bir hayatta ne zaman ölüceğini bilemeden evet... Hazır olduğumu anladığımda denizüstünde beni bekleyen beyaz bir çiçeğin olduğunu biliyorum. Bilmek ... Düşünmenin gücüyle ele aldıklarımın içerisinde tuaf bir benlik yolculuğu bu . Örtündüğüm duygu hazinelerine yer yokmuş gibi gözükse de mantık ile duygu aynı orantı da olmalı ... Biraz daha burada çırpınmalıyım. Zedelenmeliyim . Dış güçlerin sert üsluplarnı tanımalıyım ... Bu yolculuk nereye varıcaksa orada soluklanmalıyım sadece . Tıpkı onun gibi. Sırtımda bir ağırlık var o ağırlığın adı Benim...
İnsanoğlu hep ister... Daha fazla ister . Deneyimlerimizin amacı da bu olmalıydı sanki. Bir bilgisayar kodu gibiydik hepimiz.. Ben kimdim sorusuna gelen bir cevaba vakıf olmuştum ... Zamanında ... Hangi zaman da ... Burası su altı yıkanıp gidiyor her şey elimde hiç bir şey kalmıyor... Zihnimin yansıması mı burası . Neler oluyor ? Beni doğru yola sokan bir şeyin varlığından hiç şüphem yok . Fakat insan duyu organları ile bunu pekiştirmek istiyor işte.
Bir ipte TEK cambaz... Ama o sanar ki iki cambaz... Karşıdan gelen ile denge içerisine girmeye çalışır, Bazen tehtit gibi ipte sallanır , Düşer mi düşmez mi derken ona baka baka yakınlaşır. Daha da yakınlaşır daha da daha da... Aşağıya bakar bir ayna da sadece kendini görür... Ve aslında düşmanının horozun da öttüğünü... Peki sizce bu cambaz mutlu öldü mü ?
Ben aslında hiç kaçmadım. Bu yüzden anlattım size cesaretime hayranlığımın öyküsünü. O ses arada bir parmak uçlarımı titretiyordu. Kulaklarımın eylemi hep bir karmaşada oyalanıyordu sanki. Vakit geç olmamalı dedim kendi kendime. Bir hışımla ellerimi denizin üstüne çıkardığımı hatırlıyorum . Bir istek vardı avuçlarımın içinde . Bunu biri anlıyordu. Fakat bu biri sıfatı ona hiç yakışmıyordu. Demek istediğim arzularımın derin sular altında duyumsanması ne kadar kışkırtıcıysa o nu tanımak ta o kadar heycanlıydı.