Henüz yirmili yaşlarındaydı lakin gören derdi ki bütün dünyanın gamını libas etmiş de, ömrü kadar bir ömür daha tüketmiş. Öyle vakur, öyle mahzun... Ama bir o kadar da mahcup...
Biz aklımızı gönlümüzün önüne geçirdiğimiz vakitten beri hep yarım ve hep eksik kalmışız. Aklımız boğmuş gönlümüzü, sinemizden gelen sesi lisanımız susturmuş, her hakikati aklımızla biliriz sanmışız.