Kaç mevsim bahar sensiz idim biliyor musun sarya ?
Sarp kayalarda, en ücra kuytu köşelerde,
Akbabaların bile uğramadığı aç kurak topraklarda,
Yüreğim düşmana magma püskürtüyorken ,
Yağmalanmış, yakılmış, bombalanmış,
Kimsenin kalmadığı darmadağın dağlarda,
benim yaşamama sebep sen değil miydin sarya.
Hani bazen sancılı bir akşam oluyorum sarya
Bazen doğurgan bir sabah.
İyileşmeyi de bilmiyorum.
Politik şiirler/sloganlar yazıyorum ama,
Zamanın da, Susmayı, Konuşmayı da bilmiyorum.
Sonra mı sarya ?
Ne zaman kapım çalınacak
Bir tan vakti alıp götürecekler diye bekliyorum,
Hepsi bu sarya.
Yani işte sarya öyle bir dil ile doğdum kî !
Doğuştan kimliğe ismimi ölüm yazmışlar.
Şiirlerle seslendim,
Dengbej olup ağıt yaktım,
Bölücüsün sen deyip kalem kırmışlar.
Enki'lerden/Marduk’lardan,
Mazdek'lerden/Avesta’dan tah bu yana boynumuza hep bir kement vurmuşlar.
Beni mazgallarda, beni zindanlarda sarya !
Beni idam ve urganlarda,
Beni adaleti olmayan yargılarda,
Tutanak-tutanak karakollarda,