Yenilmişliklerin ve tükenmişliklerin yaftasını her an boynumda taşıyorum.
Artık hiç bir güzelliğin muştusu, yüzümde ufakta olsa tebessüme, umar değildir.
Şimdi sevgilim, kalbim şavaş meydanı gibi paramparça.
Uğur Akbulak
Hiç birimiz ağzımızda marş, elimizde bayrak ile doğmadık.
Kimse durduk yere ağıt yakıp, yıllarca yas tutmadı,
Coğrafyanın farklılığı, dillerin, dinlerin, kültürlerin ve inançların çokluğu kendiliğinden oluşmadı.
Bunca ırkı bir arada ve çeşitliliği biz yaratmadık.
Uğur Akbulak
Öyle bir zaman kî!
Herkesin, her geçen gün sesi kısılarak kimsesiz kalıpta, kaybolduğu bu karanlık, bu bilinmez, bu ölü çağda,
Ben senin; toprağında yeşermeye,
Ben senin; sesin, soluğun, yumruğun ve tahammülün olmaya geldim.
Uğur Akbulak
Ahh bir bilsen…
sana özlemle, sana hasretle, kaç yüz bin yıl yaşamışım, ağaran kirpiklerinin kıyılarında.
Bir şiir yazmış, milyon kere adını sayıklamışım.
Bir türkü yakmış, ölü bedenimle omuzlarda taşınmışım.
Öğrendimki, bana yaşamak yalnızca senin gülüşünden ibaret.
Uğur Akbulak