İnsan en çok ne olduğuyla, neyi sevdiğiyle, nasıl hareket ettiğiyle tanımlar kendini. Biraz da ne olmadığıyla tanımlamalı kendini.
Meselâ; her yarayı iyileştiremem ama kimsenin yarasına bilerek tuz basmamışımdır. Dağlar kadar iyilikler sunacak gücüm yoktur ama küçük küçük iyiliklere vesile olabilmişimdir. Herkesi iyi edecek bir sihirli değneğim yok ama dostlarımı yarı yolda bırakacak bir vefasız olmamışımdır. Her savaşı kazanamam ama mücadele etmeden teslim olmamışımdır. Kalbimde kırgınlıklarım yok diyemem ama onda kini barındırmamışımdır. Büyüyorum ve büyüdüğümü her acıyı olgunlukla karşılayamadığımda, öfkem sesime büründüğünde kendime sarılabildiğimde anlayabilmişimdir. Duâlarım dağınık, tutarsız; ibadetlerim eksik olan kusurlu bir kul olsam da Rabbim'in kapısından başka bir yöne çevirmemişimdir kalbimi.
Elhamdülillah ki ben eksiklerinin varlığını kabullenebilen, düşe kalka yol alabilen, yolda olmanın hakkını gücü yettiğince vermeye çalışan insanım. Biliyorum ki mükemmel değilim ama kaybolmuş da değilim. Yolu sarsıntısıyla kabul eden ve o sarsıntı da dengede durmaya çalışan bir insan olarak varım.
Sizler gibi... Ara ara fısıldayın bunları kendinize..