Aradan çok zaman geçer bazen.
Bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı.
Her şey biter, hesaplar ödenir, defter kapanır.
Sonra olmadık bir zamanda, olmadık bir yerde saçma sapan bir karşılaşma olur.
Sonra..
Sonra bir şey olmaz, olmasın da zaten.
Sonra sadece gülümser insan.
Acı acı derler ya, öyle.
Öyle işte.
Zaten bu değil mi yaşamak denen karın ağrısının vasıfsız özeti…
Ali Lidar
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
SORU
Artık beni parktaki ağaç bile anlamıyor
Siyah kedinizin kuyruğunda sallanan zaman
Bir zamanlar sevinçle giyindiğim
Ak bir güvercin kanadı gibi gururla giyindiğim
Temiz ve mavi giysim değil artık.
Yalnız imkansızlığı mı anlatır bir bulut
Yağmaya hazır bekliyorsa gökyüzünde.
Erdem Bayazıt
Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.
Adil Erdem Bayazıt
Karanlık Duvarlar